<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488</id><updated>2010-07-01T17:08:50.780-07:00</updated><title type='text'>Hikaye</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>678</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-5957858935941643867</id><published>2010-07-01T14:56:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:56:38.506-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>seneler sora</title><content type='html'>Gölge Oyunu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneler geçecek yavaş yavaş, kimbilir belki de geçmeyecek. Kimbilir belki de yaşadığın her gün bir sene gibi gelecek sana belki de seneler sora baktığında yaşadığın yıllar bir gün gibi gelecek sana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ruya göreceksin bir gece en savunmasız bebekler gibi uyurken...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çiçek bahcesinde bulacaksın kendini bir anda, rengarenk. En parlak heveslerin kabaracak bir anda, sonsuza kadar koşmak isteyeceksin o bahcede ve başlayacaksın koşuşturmaya çılgınlar gibi, tam yorulmaya başlamışken uzaktan kıpkırmızı bir gül göreceksin heyecanlanacaksın bir anda koşmak isteyeceksin ama yorulduğun için durup nefes almaya karar vereceksin. Nefeslenirken gülün yavaş yavaş uzaklaştığını göreceksin... Hemen koşmaya başlayacaksın tekrar, ama sen koştukca gül yaklaşacağına uzaklaşacak, paniğe kapılacaksin... Mantığın dur diyecek ama kalbin bi kere yörüngesine girmiş olacak o gülün... Karşı koyamayacaksın... En son güçsüzlükten yere düşeceksin, nefes nefese kalmış olarak,gülün arkasından tuhaf bir duyguyla bakarken bir anda rüzgar serinletecek sırtını... Son bir dermanla fırlayacaksın yerinden ve tekrar koşmaya başlayacaksın... Güle yetişeceksin bir anda, yakalayacaksın... eline alacaksın koparıp.Ve bir anda etrafındaki çiçeklerle bezenmiş bahce,ışığından yoksun çiçeklerin büktüğü gibi boynunu bükecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O canlı renkler bir anda yerini ıssız bir karanlığın sessizliğine dönüşecek... Güle bakacaksın ama elinin boş olduğunu farkedeceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyla uyanacaksın uykundan, bir anda etrafına bakacaksın ve sıcacık yatağnda olduğunu farkedecksin. Derin bir nefes alacaksın rahatlayarak. Bir bardak su içmek için kalkacaksın yatağından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odanın ışığını yaktığın anda en korkutucu kabusların gerçekliğiyle karşılaşacaksın bir anda, duvarlarındaki bütüp portrelerin artık siyah beyaz olduğunu, camının kenarındaki çiçeklerin hepsinin solduğunu, ve dahası duvarların sanki üstüne üstüne geliyo olduğunu sezeceksin, Bağıracaksın ama ne annen duyacak sesini ne de başkası... Bunun bir kabus olduğunu düşüneceksin ve kollarını cimciklemeye başlayacaksın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa çimciklerdiğin yerlerin morarmak yerine ıslandığını, ağladığını göreceksin. Sırılsıklam olacak kolların... Kendini toparlamaya çalışmak için radyoru açacaksın en sevdiğin kanalı ve radyoda en sessizliklerin sesini duyacaksın ve en aydınlıkların karanlığı çökecek ruhuna masanın üzerinde duran şişeryi farkedip bir bardak içkide arayacaksın sessizliğin içindeki sesi, karanlıkdaki aydınlığı ama bulamayacaksın... Bulabildiğin tek yılların hüznünde kaybolan demetlerce gül olacak, kıymetini bilmediğin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarı çıkacaksın sonra, hemen kapının önünde minicik şirin bir köpek göreceksin sana bakıyor olacak.. Onun eski köpeğin olduğunu hatırlayacaksın, ölen köpeğin olduğunu ve tekrar irkileceksin ve köpek bir anda gözden kaybolacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kalabalık bildiğin caddelere çıkacaksın, sokaklarda insanlar yürüyor olacak ama hiçbiri seni farketmeyecek...Birinin karşısına geçeceksin, bakarmısınız diyeceksin oysa o bakmayacak, duymayacak bile seni... Kimse ama kimseye duyuramayacaksın sesini ve bir köşeye sinip bekleyeceksin korkuyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kalabalıklarda en yanlızlıkları yaşayacaksın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur başlayacak bir anda ama ıslanmadığını farkedeksin bu sefer... Bulutların bile sana küstüğünü anlayacaksın ve sebebini bulamayacaksın bir türlü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beynin en derin köşelerinde bir can çekiştiğini, bir yıldızın söndüğünü, bir de gülün solduğunu hissedecceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir anda herşey olması gereken haline dönecek... Heryer aydınlanacak ve insanlar seni farkedecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam bunun sevincini yaşarken garip bir şey farkedeceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafta çok güzel bir ışık olmasına rağmen gölgelerin olmadığını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçindeki sevinç yaşamak isterken delice korkun ağır basacak ve ezevek sevincini tekrar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caddeyi boydan boya gezeceksin ama tek bir gölge bile göremeyeceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Caddenin sonunda yıkık bir bina göreceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyi göze alacaksın ve kırık kapısından yavaşca içeri gireceksin... Ama bu sefer kapının ağlarcasına çıkardığı ses korkutmayacak seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzuncaa bir yol göreceksin karşında, yürüyeceksin,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir anda karşıda bişeylerin kıpırdadığını göreceksin ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaştıkca sana doğru koştuğunu ve bunun bir gölge olduğunu anlayacaksın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaklaştıca gölgeye suratı şekillenmeye başlayacak ve bir an duraklayacaksın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gölgenin yüzünü tanıyacaksın ve korkarak başını yere çevireceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerde kendi gölgeni göreceksin ve cesaretlenip koşan gölgeye baktığında orda kocaman bir boşluk içinde kaybolacak bakışların...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar yere bakacaksın ve gölgeni göreceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama zaten az olan ışığın gittikce daha da güçsüzleştiğini, gölgenin ise kaybolduğunu.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işık iyice zayıflayacak ve sönecek.... Cebindeki tek kibriti yakacaksın sebebpsizce gölgeni görebilmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gölgenin arkanda olduğunu farkedeceksin, arkanı döneceksin ama gölge hala arkanda olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinirlenecek, öfkeleneceksin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kibrit sönecek.... Gölgeni seyredemeden sönecek....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığım herşeyi yaşayacaksın, bana yaşattıklarının sende tadına bakacaksın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve oyunun son perdesi de sona erecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perde kapanacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-5957858935941643867?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/5957858935941643867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/seneler-sora.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5957858935941643867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5957858935941643867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/seneler-sora.html' title='seneler sora'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-2343374194104618501</id><published>2010-07-01T14:55:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:55:40.368-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>karşılıksız aşk sözleri</title><content type='html'>Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş, onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim.. Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. Bu bir ölümdü, bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi, bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana sitem edemem. Sana kırılamam. Bir tek dileğim var senden, son bir tek isteğim. O da MUTLU OLMAN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUTLU OL SEVDİĞİM.. BİRİCİĞİM.. AŞKIM. NEREYE, KİME GİDERSEN GİT YETER Kİ SEN MUTLU OL…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-2343374194104618501?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/2343374194104618501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/karslksz-ask-sozleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2343374194104618501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2343374194104618501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/karslksz-ask-sozleri.html' title='karşılıksız aşk sözleri'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-885566155848619962</id><published>2010-07-01T14:54:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:54:19.782-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>Ölene Kadar Seveceğim</title><content type='html'>Yine bir gece ve yine baş başayım kendimle, işte yine seni bulup kaybettiğim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yerdeyim.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor; ya seni içime gömmeli ya da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık içimden söküp atmalıyım. Ama her ne olursa olsun susmalıyım. Hangisi daha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zor, hangisi daha acı? Gerçekten gitmeli miydin, yoksa kalıp yanımda savaşmalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mı?… Bir yol arıyorum kendime, bulduğum tüm yollarsa sana çıkıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapanmalı artık gözlerim. Sonsuz bir karanlıkta tek başıma yürümeye devam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;etmeliyim… Yürümeliyim ardıma bile bakmadan, yürümeliyim parçalayarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;değerleri ve sevgileri, yok ederek yaşadığım tüm zamanları…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasılda acımasız zaman. Nasıl da yüceltmiştim seni gözümde. Tutup kendi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerimle koymuştum en yükseğe, sonra keyifle izlemiştim yüceliğini. Ama yine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben bitirmeliyim. Tutup kollarından indirmeliyim olduğun yerden. Ya da seni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ölene kadar yaşatmalıyım içimde….. Ne kadar zor bir karar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yanım: “Bir daha kimse, hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek”, derken, bir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanım sakin, sessiz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman geçiyor, acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım.. Tükenirken ben, aklımda bir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek sen… Görüyor musun, yine konuşuyorum ama sessizce. Susmayı öğreniyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüreğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ben kararımı verdim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle olduğum zamanları düşünmek bile bana mutlulukların en büyüğünü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşatıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni Seviyorum ve Ölene Kadar Seveceğim…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-885566155848619962?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/885566155848619962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/olene-kadar-sevecegim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/885566155848619962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/885566155848619962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/olene-kadar-sevecegim.html' title='Ölene Kadar Seveceğim'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-2957508753642534807</id><published>2010-07-01T14:53:00.003-07:00</published><updated>2010-07-01T14:53:54.034-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>kapı zili</title><content type='html'>Yıllar önce tanıdığım bir erkeğin kıvrımlarında, aradan geçen zamanı yadırgamaksızın yeniden gezinmenin keyfi hakim bugün bedenimde. Dinginliğim bundan olsa gerek. Aldığım tadın ne olduğuna karar veremiyorum. Hem tatlı hem değil, hem keyifli hem mahcup.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O; gizemli bir dünyaydı eskilerde. Bir sabah kapı zili beni ona çağırana kadar. Keşfedilmenin verdiği kadınsal onur dalgası, keşfetmeye başlamanın sınırlı dünyasında yarım kaldı. Anladım ki, geçmişin bilinmezliklerine fırsat tanımadan bedenlerin kargaşasına kapılıp donakaldık. Gizem içine kapandı ve kendini erteledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamansız bir buluşma; ve tadına varılamayan bir iki günü kurtaran tek şey nevrotik döngülerin yansıması ile tanışmak oldu. Bir nebze daha yakınlaşmıştım ki bir bilet alıp ikamet adresimin yolunu tuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar biraz çabuk geçmiş, hafif büyümüşüz – benim için içerikte geçerli olmadığı izlenimi uyandırsam da-, gelişmişiz. Yozlaşmadan korunmuş lakin derinliği yüzeysellik kadar hafife alır tavırlarda bulduğum kendimi örtüştürdüm ağır adamla. Ağırlığı ki; telefonda sesini duyduğum an toparlanma güdüsü geliştiren bir güce erişmiş. Buna rağmen sınırlarını zorlayan şımarıklığıma sadece hafif bir yorgunluk ifadesiyle tepki verdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-2957508753642534807?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/2957508753642534807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/kap-zili.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2957508753642534807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2957508753642534807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/kap-zili.html' title='kapı zili'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-8180707133557794666</id><published>2010-07-01T14:53:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:53:18.535-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>güvensizlik</title><content type='html'>Bora ve Gökçe, ikisinin de sevgilisi yoktu ve hepimizin bildiği gibi sevgilisizlik bazen bir sosyal statü eksikliğidir ve bazen cinsel hazzı gidermek için paravan amacın yokluğudur ya da hatta sevmese bile sever gibi hissetmek isteyebilir insanlar. Bazen bunların hiç biridir ve bazen de hepsinden birazıdır. Bunu yapmayacak olan insan azdır ve yadırgamamak ve daha da önemlisi yagılamamak gerekir. Afferim hepimize.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu Bora’nın en iyi arkadaşı ve Gökçe’nin kankası sevgililerdi. Gökçe ve Bora’nın tanıştırılmaları çok zor olmadı ve yine hepimiz bilirizki ne kadar hastalıklı bir durum da olsa biz sefil insanlara güzel gelir böyle iki çift şeklinde dolaşmalar. Aman de ne güzel sevgilimin en iyi arkadaşı en iyi arkadaşımın sevgilisi durumları. Afferin hepinize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında güzel gelen şudur, güvensizlik söz konusudur ve ilişkildeki herkes bir diğerini çarpraz koldan gözaltına almıştır. Afferim hepinize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilir içilir, evlerde kalınır. Sevgilinden mi sıkıldın, aha işte en iyi arkadaşın orada. Süper. Zaten bir temeli yoktu ilişkinin, elbetteki an meselesiydi sıkılman. Erkekler zaten dünden razı. Afferin hepinize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aman bu “duble çift” durumları o kadar hoşuna giderki bu kişilerin sanki çift sayısı artınca mutluluk artacak gibi bir yalancı his kaplar hepsinin içini, karınlarını gıdıklar. Zamanla kendi kendini boğacak bir saadet zinciri oluşturulur. Yeni çiftler aranıyor ilanları asarlar alık gözlerinin üzerindeki enayi alınlarına. Afferin hepinize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen bu durumdan haberi olmayan, birbirlerinden sıkılmamış olmasına rağmen yine de bir hava değişikliği arayan daha az hasta çiftler bu daha fazla hasta çiftlerin çekim alanına girerler ister istemez. Beraber mangal yapmaya giderler Sarıyer tarafına mesela. Afferim onlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bora pis heriftir, şöyle sarı küt saçlı, soluk benizli, çilli teni olan erkeğin yellozu memnuniyetsiz bir heriftir. Üçüncü çiftke pek diyalog kurmaz ve hatta birinci çifti bile iplemez ve hatta tüm dünyayı iplemez sanki yatak odasındalarmış da bütün dünya duvarların dışındaymışcasına bir muammele çeker Gökçe’ye. Gökçe’de karşılık veririr ve yemeğin tüm tadı kaçar, afferin onlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bora pis bir heriftir, üçüncü çiftin mülaim bakışlı er kişisiyle hafiften yollu dalga geçer rakı içmez-balık yemez diye. Bora bilemez ki üçüncü çiftin er kişisinin bakışları şaşkın olsa da her an Bora’yı saçlarından yakalayıp kafasını mangal ateşinin en sıcak közüne sokacak kadar agresiftir aslında ve benzer eylemlerde bulunmuşluğu vardır. Gece bitip de eve dönerken Bora katekulli ile üçüncü çiftin er kişisinin tavuklarıne el koyduğunda ise artık bir kontrol manyağına dönen er kişi “ver ulan tavuklarını diyemez.” Afferim bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bora pis bir heriftir ve Gökçe şaşkın bir kızdır. Aradan aylar geçmiştir ve Bora Gökçe ile hiç ilgilenmiyordur ve Gökçe şaşkındır maşkındır, sahte de olsa sarışındır ve en nihayetinde bir kadındır ve Bülent Ortaçgil’in de dediği gibi bütün çiçekler biraz daha su ister. Bora’nın ise bir damlacak yağacak hali yoktur. Gökçe sararır kurur ve nihayetinde terk eder Bora’yı. Afferin Gökçe’ye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bora bir patetes çuvaldır ve dünya umurunda değildir. Pis bir heriftir, dişlerini bile fırçalamaz. Afferin ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan aylar geçer, Gökçe bi ara memleketine gider, orada aslan gibi bir çocukla karşılaşır. Çocuk gerçekten çocuk olduğundan beri Gökçe’ye aşıktır ve kendisine güvenen adam gibi bir adam olmuştur artık. Mest eder Gökçe’yi de sevgili olurlar. Ağustos’un ortası için tatil planları yaparlar. Afferin onlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökçe insan orospusu İstanbul’a geri döner ve beklemediği bir şey olur. Pis adam Bora Gökçe’nin kapısında köpek olur. Bir gece görüşelim diye sabahlara kadar ulur durur. Gökçe kabul eder bu görüşmeyi afferin onlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pis adam Bora Gökçe’den güzel giyinmesini ister. Hatta üstüne bir şey almasını ister. Gökçe de o şekilde yapar afferin ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çırağan Oteli’nde buluşurlar. Kıçına don alacak parası olmayan Bora bir helikopter kiralamıştır gösteriş yapsın diye afferin ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havada açıktır, güzel de bir yaz akşamıdır bir İstanbul tribi yaşarlar ki zevki sefa. Afferin onlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bora hızını alamaz, bir de tekne tutmuştur. Tekne ile bu sefer boğazın içinden geçerler ve hatta canlı müzikte vardır. Pis adam Bora tek taşı çıkarır da evlenme teklif eder Gökçe’ye, afferin ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökçe bir şey diyemese de köpek yavrusu gibi bakan Bora’ya acırda evine alır onu afferin ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabaha kadar zevki sefa ederler ve Bora dünyanın en mutlu yavru köpeği olur afferin onlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökçe iki gün düşünür ve pis adam Bora’nın daha önce beraberlerken bir şansı olduğunu ve bunu harcadığına kanaat getirir de kovar onu, afferin ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökçe Bora’yı sepetledikten iki gün sonra memleketindeki yeni sevgilisi ile tatile gider aferim ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sevgilisi dünyanın en mutlu erkeğidir, nadide bir çiçeği tutmuş da kokluyordur ve sonunda hayatının kadınını bulmuştur, afferin ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar okuduysanız afferin size.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-8180707133557794666?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/8180707133557794666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/guvensizlik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/8180707133557794666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/8180707133557794666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/guvensizlik.html' title='güvensizlik'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-2448085117801852379</id><published>2010-07-01T14:52:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:52:43.921-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>bir kızı çok sevdim</title><content type='html'>Çocukluktan beri tanıdığım bir kız vardı. Abisi benim en iyi arkadaşımdır. Zamanla kıza ilgi duymaya başladım ama kız ailesiyle beraber İstanbul’da oturuyor, ben de Tokattayım. Yazları memlekete geliyor, sadece yazın görebiliyordum, ama ilgi duyduğumu kimseye söyleyemiyorum,&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;çünkü yaşım 17 lise 2. sınıfa gidiyorum henüz. Onunla evlenmeyi kafama koymuştum fakat işim olmadığı ve halen okuduğum için kimseye söylemiyordum. Lise bitti, polis okulunu kazandım, 2. sınıfa geçtiğim yaz anneme açtım konuyu. Annem çok sevindi ama kızın babannesi çok isteyeni olduğunu söylemiş anneme. Neyse geçen sene kurban bayramından sonra annem konuyu kızın annesine açtı, kızın annesi de çok sevindi, çünkü ailelerimiz birbirini çok seviyordu. polis okulu bitti mesleğe başladım, aşkımın numarasını da ablamın telefonundan buldum. ilk önce msjlaştık daha sonra konuşmaya başladık ama hiçbir konuda fikir ayrılığımız olmadı. Yaklaşık 1.5 ay telefonlaştık ve biz kendi aramızda evlenmeye karar verdik. Ramazanda bir coma akşamı ailecek İstanbula gittik kızı istemeye. Fakat kzızn babası kızını çok seviyor kızından ayrılmak istemiyordu. Bana ”Oğlum seni de çok seviyorum sizden iyisini bulamayız fakat ben de kızımdan ayrılamıyorum, gurbete gitmesine dayanamıyorum” diyordu. O akşam sonuç alamadık kızın babası bir sonraki yani cumartesi günü bizim beraber gezmemizi, birbirimizi daha iyi tanıyıp ondan sonra karar vermemizi istiyordu. Gerçi biz kararıımızı verdik ama babası istedği için (bizde istiyorduk zaten) ;İstanbul da gezdik. Akşam iftara kızın halasına davetliydim. Kızın bütün akrabaları da geldi. Akrabalarından kıramayacağı kişileri araya koyduk kızın babasını zor da olsa ikna ettik. Bir sonraki gün ( pazar günü) söz yüzüğü takmak için anlaştık ve ayrıldık. Pazar günü alınması gereken ne varsa herşeyi aldık, akşam yüzüğü de taktık, bol bol da fotoğraf çekindik. Pazartesi akşamı benim İstanbul daki son akşamım olduğu için nişanlımı ailesiyle birlikte iftara davet ettik. O akşam başbaşa çok güzel 4 saat geçirdik. Salı günü benim iznim bittiği için hazırlıklarımı tamamladım, evden çıktım,nişanlım işte olduğu için daha görüşme fırsatımız olmadı.Sadece telden görüştük salı günü. Akşam saat 18:00 da evden çıktıktan sonra telefona baktım nişanlım çağrı atmış. Hazırlık yaptığım için duymamışım telefonun sesini. 18:10 da nişanlımı aradım telefonu çaldı ama cevap vermedi. Telefonu çantasında olduğu içn telefonun sesini bazen duymuyordu. Ben yine duymadığını düşündüm tekrar aradım. Ama bu sefer telefonuna ulaşılamıyor. İçimde büyük bir sıkıntı oldu. Devamlı arıyordum ama ulaşamıyordum. İftar saati geldi iftarımı açmadım iştahım gitmişti. Gece saat 12ye kadar belirli aralıklarla aradım ulaşamadım. Yorgun da olduğum için otobüste uyumuşum. gece kayınpeder aramış defalarca fakat telefon sesiz de olduğu için duymamışım. Gece saat 4:30 gibi uyandım nişanlıma çağrı atacaktım, telefona baktığımda kayınpederin aradığını ve attığı msjı gördüm. Msj da babamın diğer no sunu istemişti hiçbir anlam veremedim. Yazdım yolladım ben de msj ı. Sabah saat 08:00 gibi babam aradı. memlekete de yaklaşmıştım. Babam” oğlum, herşey Allahın emri nasipten ötesi yok, Allah herşeyin en iyisini bilir, nişanlın rahmetlik oldu, memlekete gidince müdüründen izin al, yarın cenaze memlekette defnedilecek. Sakın yanlış birşey yapma!..” diyordu. Ne olduğunu anlayamadım, nasıl bir tepki vereceğimi anlayamadım. Gülmem mi gerekirdi ağlamam mı? Bir türlü anlayamadım. Beynimden vurulmuşa döndüm. 2 saat donmuş gibi hiç hareket etmedim, edemedim. Görev yaptığım yere gittiğimde haber çoktan ulaşmış müdüre. hemen izin aldım, yola çıktım tekrar. Otobüste yer kalmamış 5 vasıtayla memlekete gittim. Nişanlımın dedesinin evinin önünde bir kalabalık, evin içinden ağlama sesleri geliyor. Ağlayamıyordum, ağlamak istiyordum fakat ağlayamıyordum. kayınpederimi gördüğümde tamamen koptum, saldım kendimi birbirimize sarıldık uzun bir süre ağladık. Neyse abdest aldık cenaze kalkacak dediler, bizde hazırlıklarımızı bitirdik. Daha sonra cenaze yakınları gelsin dediler, sonkez yüzünü göstereceklermiş. Yüzünü gördüğümde ayakta duracak mecalim kalmamıştı. Herkes ağlıyordu sadece birisi tebessüm ediyordu, nişanlım. Çok güler yüzlü birisiydi, ölürken bile tebessüm ediyordu. Cenaze namazını kıldık defnettik. eve döndüğümüzde kayınvalidem gördü beni, tekrar fenalaştık. 2 gün boyunca devamlı birbirimize sarıldık ağladık kayınvalidemle. Ama aklıma birşey takılmıştı. nişanlım niçin öldü? Kayınvalideme sordum, o da nişanlımın gittiği diksiyon kursunda kursiyerin birinin nişanlıma evlilik teklifi ettiğini, nişanlımın da tekliflerin hiçbirini kabul etmediğini, nişanlandığını duyunca da nişanlımı vurduğunu söyledi. İlk önce boynundan vurmuş, can çekişince paniklemiş hastaneye kaldırmış. Hastane polisi de ifadesini almış, ifadesinde nişanlımın intihar ettiğini söylemiş. Hemen nişanlımın babasını aramış polisler, nişanlımın hangi eini kullandığını sormuşlar, kayınpeder de sağdeyince adamı tutuklamışlar. Çünkü nişanlım sol tarafından vurulmuş. Halen mahkeme başlamadı, kurban bayramında nişanlımın mezarını ziyarete gittim, kayınvalidem bana nişanlımın elbiselerini, sevdiği yiyecekleri, parfümünü getrimiş. Bende şimdi onlarla avunuyorum. Allah düşmanımın başına böyle bir olay vermesin. O şerefsiz adi de Allahımdan bulsun cezasını. benim ayrılık hikayem de bu!…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-2448085117801852379?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/2448085117801852379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/bir-kz-cok-sevdim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2448085117801852379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2448085117801852379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/bir-kz-cok-sevdim.html' title='bir kızı çok sevdim'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-4004886299946699053</id><published>2010-07-01T14:51:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:51:53.390-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>inat</title><content type='html'>” öğreneceksin beni sevmeyi…” Duymak ta istemiyordum bunu, onu sevmek te… benim hayalim bu değildi ki, zorla kim kimi sevebilridi .. Ama inatla aynı cümle. ”öğreneceksin beni sevmeyi..” O kadar çok duydum ki bunu, artık alışılmış hâline gelmişti bende ama ısrarla sevmiyordum, sevemiyordum. Beklediğim, &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;özlediğim,arzuladığım o değildi. Bi başkası da yoktu fakat o da olmamalı diyordu kalbim, beynim.. Birini sevmek için sebep aramamalıydım ben, kayıtsız şartsız sevmeliydim.. Yani öğrenerek değil!! ”Üzüleceksin!” dedi bi gün, dedi ve gitti… Ben sevmediğimi (!) birinin ardından üzülmemeye şartlamıştım kendimi ,tersine mutlu olmam gerekiodu.. Kurtuluş gibi bişey olmalıydı benim için.. Ama olmadı.. Biliriz ya her zaman herşey istediğimiz gibi olmaz, işte öyle bi zaman dilimi yaşamaktaydım bende.. Geceler daha karanlık, hayatım daha boş, telefonum daha sessizdi artık.. Başka zaman olsa dışarı çıkmaya bayılan ben, değil dışarı çıkmak pencereden bile bakamıyordum. Oturdum. Düşündüm. Tek bir soru vardı aklımda. ”Neden?” Neden böyleydim ben, ben değilmiydim gitmesini isteyen, onu sevmeyen, sevmek istemeyen ben değilmiydim? Evet bendim, ama bu durumda olan da bendim… Günler geçip gitti, üzerinden çoook zaman geçti. Ben onu sevmeyi öğrenmedim, öğrenemedim, çünkü seviyordum, deli gibi aşıktım zaten… Ama artık ne o vardı, ne onun cümleleri, ne acınası bakışları… Ben değerini bilemedim… :( O ”üzüleceksin” dedi ve ben çok üzüldüm…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-4004886299946699053?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/4004886299946699053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/inat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/4004886299946699053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/4004886299946699053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/inat.html' title='inat'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-1667567808838779565</id><published>2010-07-01T14:50:00.002-07:00</published><updated>2010-07-01T14:50:38.493-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>hayatım boyunca</title><content type='html'>hayatım boyunca gerçekten birinden hoslanmıstım onunda beni sevdiğini düşünüyordum ama bir gün öğrendim ki o baska biriyle nişanlanmış ve birgün aynı cadde üzerinde çalısmaya basladık ben artık onu her gördüğüm an tükenmekteydim..onun kuzeni ise benim kanka olur birgün bana müjde dedi o senden çok hoşlanıomus ve seninle arkadas&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;olmak istiyormuss’!! o an sevinsemmi üzülsemmi bilemedim çok sasırmıstım galiba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o gün onunla baya kesiştik bizim dükanın karsısına oturup bana öyle baktı ki sanki o benimdi..ewett kesinlikle artık o benimdii.Beni msn sine eklemişti o gün yazısmıstıkk.İçim içime sığmıyordu!!onun resmi tam karsımda duruyordu we ben onlan konustuğuma inanamıyordum.. ertesi gün ise duydum ki sevgilisiyle ereğliye gitmiş..kankam söyledi bunu bana we bende o an sahte bir gülücük attım..o çıktıktan sonra o kadar duygulandım ki biri dokunmus olsa ağlıycaktım!!o sırada dilekk ne olduu dedi keske demeseydi :? we ben yok bişeyim deyip hıçkıra hıçkıra ağladımm onun ne olduğunu anlıyorum diyemiyorum çünkü hala ona karsı boş deilimm!!dün çok ağladımm ne kadar ağlasamda onu gerişye getiremem bunu biliyorum yanlız sunu söyleyebilirim ki uzun süre baskasını gözüm görmeyecek..we tek tesellim ümit besenden nikah masası sarkısı oda olmasa ne yappardım ki…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-1667567808838779565?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/1667567808838779565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/hayatm-boyunca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1667567808838779565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1667567808838779565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/hayatm-boyunca.html' title='hayatım boyunca'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-2261883925510521285</id><published>2010-07-01T14:50:00.000-07:00</published><updated>2010-07-01T14:50:07.846-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>Kahretsin</title><content type='html'>Kapatmak zorundayım, kusura bakma, dedi. Gözlerindeki acıma dolu ifadeyle eğildi üzerime: gelmeyecek işte, sen de biliyorsun. Zaten kırmızı şarabımız da kalmadı. Yalan söylüyordu besbelli; yıkık bir meyhanede bulunamayacak en son şeydi kırmızı şarap. Bağıracak gücüm de kalmamıştı saatlerdir:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kemanı ağlayan kızı bekliyorum dedim ya size, aşağılık herifler. Günlerdir onu aradığımı hepiniz biliyorsunuz, buraya geleceğini söyledi son olarak, dedim sesimin çıkıp çıkmadığının ayırdında olmadan. Gerçekten de beklediğim O’ydu; kemanından gözyaşları akan kız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhundaki gizli geçitlerin kapılarını aralayan herkes yere düşen o damlalara dokunabilirdi. Yıkık meyhanenin kapısında çalardı kemanını, yayı her yukarı çekişinde canını yakardı, aşağı çekerken de gözlerini kurulardı. Her duyduğum nota içimden, bir daha yerine gelmeyecek taşları söküp sonsuzluğa atar ve o, sevgisizlikten donup kalmış ellerini o boynu bükük alete sarardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yazamıyorum, anlamıyor musun, dedim meyhanenin garsonuna. O kızın öyküsünü yazacaktım ve o yok; bunun ne demek olduğunu biliyor musun sen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözlerim kemancı kızın dünyasını özetlemeye yetiyordu zaten. Onun öyküsünü yazabilmek için ihtiyacım vardı ona; sevgimden ya da ona özel bir duygudan dolayı değil. Sevgisizlik, geceyle yıkanmış siyah bir tül gibi esir almıştı is lekeli elbisesinin örttüğü bedenini. Dedem gibi giyindiği halde, kemanından çıkardığı seslerin de bir o kadar kadınsı kokmasından mıydı, kalbini açıp keşfedilmemiş köşe bırakmamak isteyişim içinde? Yüzünü bile hatırlamıyorum; yalnızca keman çalışından tanıyabilirim zaten onu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kahretsin yazamıyorum, şarap getir bana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garson her zamanki çekingen tavırlarıyla gitti, bir şişe daha şarap getirdi ve onu içtikten sonra meyhaneyi terk etmem gerekeceğini söyledi. Bunun, benim bileceğim iş olduğunu söyleyerek döke saça doldurdum bardağımı. O kemandaki yakarışı yazmam gerektiğini anlatmaya başladım garsona. O tuhaf kız şarkılarını çalmalı karşımda, ben ise, içimden kopan o huysuz parçaları yapıştırmalıydım özenle, bir bir boş sayfaların üzerine. Yaramaz çocuklar gibi uçuşmalıydı şarkıların yazılı olduğu görüntüler gözünün önünde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Konuşmaz mı kimseyle hiç, hep öyle tepkisiz mi durur? Hoş, konuşmasından daha içten ya çaldıkları; sanki duygularının karşısına koskoca bir boy aynası yerleştirmiş gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garson boş bakışlarla, bir an önce şişeyi bitirip çekip gitmemi istercesine ya cevapsız bırakıyordu sorduklarımı, ya da söylediklerimi başıyla onaylıyordu. Kızı hiç tanımıyordu sanki, tanımamaktan çok umursamamaktı aslında o anki tavrı. Oysa ben ne kadar da benden sayıyordum yüzü gözlerime yabancı olan o şüpheliyi… Sevgisizlik, güvensizlik tüm çiçeklerini her renkten açtırımıştı duruşundaki ürkeklikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi ne renktir? Sevgi beyazsa, sevgisizlik siyahtır; peki ya sevgi, şimdi de sürdüğü gibi griyse ne olacak? Sevgisizliğe renk bırakmayacak denli bencil yaşanan sevgilerden payına yıkık, eski bir meyhanenin kapısında müzik yapmak düşmüştü. Güvenmek profilden fotoğraf çektirmekti; yüzün güzeliğinin tümünü esirgercesine… Güvensizlik kendinden başlıyordu, başkalarında da hayat buluyordu ve sevgisizliği de yanına alarak gökkuşağını oluşturmaya başlamıştı uzunca süredir. Kimsenin onu umursamadığına aklını yormadan çekiyordu yayı anne şefkatiyle; ancak dışarıdan cansız görünen bir varlığa sunabileceği anne şafkatiyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yazacaklarımın canı cehenneme, bul onu bana; hemen, deyiverdim kendimi de hayrete düşürerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vicdanımı kendi yönettiğim mahkemede beraat ettirme değildi bir anda üstüme çöken. Daha önceleri, hiç tanımadığım bir kadını yazacaksam onu mutlaka düşleyegeldiğim aklımdan geçti, garsonun öfke dozunun yükseldiği işaretini veren bakışlarına tanık olduktan hemen sonra. Kemanı ağlayan kızı da bu yüzden istiyordum. Hiç görmediğim o yüzün sahibini, ilk gördüğüm an öpecektim en baştan çıkarıcı sıcaklıkla, kararlıydım. İlk kez biri için önemli olduğunu bilecekti, ve ben onu sevdiğim için değil, o, ilk kez sevginin rengini sevgisizliğin tam karşısına koyabildiği için mutlu sayacaktım kendimi. Ne günlerdir yıkanmamış saçlarının doğal parlaklığı, ne de ağzından diline ve dudaklarına yayılan salyaları tiksindirebilirdi beni ondan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi dengedir; aşk dengesiz, gözyaşı dengedir; kahkaha dengesiz; gülmek dengedir; ağlamak dengesiz; yaşam dengedir; yaşam dengesiz. Yaşamı öğretecektim sürekli ağlayan kemana;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Dengelemek ortalamak mıdır, yaşamı dengelersen ortalama bir yaşamda mı süpürürsün her yaşını? Başını geriye doğru salladı garson. Ben devam ettim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yaşamı ortalamak için değil, ya yükseklerde gezerek, ya da sürüngenler gibi toprakta soluyarak dengelemelisin. Ona, tüm çelişkilerini farklılaştırarak, ondan, tutarlı bir parça yapabilmek için yardım edeceğim, göreceksin. Hele bir gelsin buraya… Başı dönerken yürümeyi öğrenecek. Aşk döndürecek başını çünkü, sevgi hafiften sersemlemiş yüzüne soğuk su serperek yolunu görmesini sağlayacak. Ona öyle bir şey vereceğim ki, günah çıkartır gibi, silinecek tüm geçmişi belleğinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ona, acının renginde kanayan bir geçmişi unutturacak ne verebilirdim ki sanki? Kendimi oyaladığımı düşündüm kısa bir süre için. O kemancı kız karşısında o denli güçsüzdüm ki, her yanımı yazın yağan kar gibi saran şaşkın ürpertinin kaynağı kemanla girdiğim yarıştan, daha ilk anda yenik çıkıyordum. Onu, ölü ellerinde inleyen aletten daha iyi anlayabileceğime ve anlatabileceğime inanacak kadar budala olmayı nasıl becerebiliyordum, bilmem. Tüm duyuları körelmişti besbelli; ‘gözlerimle şarkı söylesem duyamazdı’, parmaklarımı gezdirsem yüzünde, kokusunu alamazdı elimin. Çaldığı keman ondan daha canlıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Nefes alan bir ceset mi istediğim benim? Keman çalan bir ceset, sağır, kör, dilsiz, teni hissizleşeli asırlar olmuş bir ceset mi sevecek beni? Cesetler için de sürer aşk, ama mezarları üzerine sevdikleri çiçeklerden bırakırsa sevgilileri, ve o çiçekleri bırakan sevgilinin, hiç dinlemedikleri bir şarkıyı mırıldandığını duyarlarsa, ve bir gece ansızın, uykusunu bölmeden bir öpücük bırakabiliyorlarsa sevgilinin boynundaki en soğuk yere, yaşıyor demektir aşk, ölüme rağmen, inatla. Oysa, onun için karanlık bir kurtuluşun adı ölüm, bizim konuştuğumuz dilde ise, zaten yaşamı selamlamamış hiç. Saçmalamaya mı başladım sence, dedim birden, garsona dönerek. Önüne düşen başını ve kapanmış gözlerini ani bir irkilmeyle bana yöneltti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Haklısın, evet doğruluk payı var elbet söylediklerinde, dedi. Uzun süren sessizlikten yararlanarak iki kadeh şarabı da sildikten sonra masadan, hiç beklemediğim sözleri, ummadığım insandan duymanın verdiği şaşkınlıkla sarhoş olmaya başladım sandım; sarhoş değildim. Bu garsonun bu kadar hızlı, inanarak, ağzıyla değil yüreğiyle konuştuğuna hiç rastlamamıştım çünkü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Onu seviyorsun, çünkü o sensin, benim, annen, baban, en yakın dostun, her sabah kapıyı açtığında yüzyüze geldiğin komşun, iş arkadaşın, tüm sevdiğin kadınlar, seni buraya getiren şoför, sol kulak memendeki o izin sahibi öğretmenin, yaşamına giren herkesi toplamış o kendinde, anlıyor musun? Kendini ne kadar ait hissetmesen de, içinde yaşadığın toplumun yarattığı bir tür o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözünü kestim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ne demek istiyorsun? Bu toplumla ters düştüğümü bilmezmiş gibi konuşuyorsun. Ters düştüğüm bir ressamın resmini nasıl evimin baş köşesine asabilirim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Elbette ters düşüyorsun, dedi sakince ve devam etti; kaçtıkça uzaklaşamadığın çok şey sunmuş sana toplum. Sen koştukça yolunu kesmiş hep ve kendi doğrularından, kendi inandıklarından, kendi yasaklarından, kendi kaygılarından birer parça enjekte edivermiş kanına her yolunu kesişte. Önemsememişsin önceleri, nasıl olsa panzehirleri duygu dünyamda fazlasıyla var demişsin. Önemsemedikçe de kendine katmışsın onları farkında olmadan. O kemancı kız da, bu toplumun yarattığı oyunculardan biri. Görmek istemeyen, görse de bilmediğine inanmaya şartlanmış, duymamak için ne dünyaya ne insanlara bir kez olsun derin bir iç çekişle kulak vermeyen, duygularını gizleyen, düşündükleri ya olmayan ya da olsa da, onları dile getirmeyen, paylaşmak sözcüğünü sözlüğüne hiç yazılmamış kabul eden, yaptığı işten başka hiçbir sorumluluğu olduğuna inanmayan kör, sağır, dilsiz, tepkisiz, donuk ve de soluk bir oyuncu işte o. Kemanının ağlayışına iç geçirdin kaç kez; bir kez olsun sordun mu kendine, acaba ıslak bakışlarla nasıl olurdu yüzündeki masum ifade diye? Bir kez düşünmedin mi, ağlayanın kendisi değil, kendini kanıtlarken kullandığı bir “şey” olduğunu, kendini kanıtlamak için ağlatacak “şeylere” gerek duyduğunu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar hızlı konuşmuştu ki, söylediklerini beynimde ayrıştırmam biraz uzun sürdü. Haklıydı garson anlaşılan, ama tepkisiz, sessiz kalacak denli kişiliğimi yitirmiş olduğum koca bir yalandı. Kendi inandığım gibi yaşadığımı, doğrularımın olduğunu, toplumdan bu yüzden farklı olduğumu, kendime ait bir ben olduğu için de, kendim gibi yaşamaktan korkmadığımı yineledim ona oracıkta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-O halde, kokuşmuş bir silüeti gördüğün o kızı bekleme daha burda, ne dersin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Haklısın sanırım, ben ortalama bir yaşam sürmüyorum ki, ortalama kaygılarla, ortalama duygularla, ortalama aşklarla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an, konuşmama ara verdim, dışarıdan gelen sese kulak kabarttım. Garsonun da gözleri açıldı. Ne olup bittiğini daha iyi anlamak için ışıkları kararttı ve cam kenarına yaklaştık. Yanılmamışım; bir kadın çığlığıydı duyduğum, sokağın köşesindeki parktan gelen. Herşeye isyan edercesine haykırıyordu, haykırmaya gücü kalmadığı için sesler yerini iniltilere bıraktı, kadının tüm hayallerine kara bir perde inmişti bir anda besbelli. Direnme gereksinimi duymamaya başladığını anladım biraz sonra, tecavüze yeltenen adamın kollarına kendini zayıf ve ümitsizce bırakıverdiğinde. Bir korku filminin final sahnesini seyrediyorduk sanki ikimiz de; nefesimizi tutmuştuk. Kendi içimde, kendimle mücadele ediyordum, çaresiz kadını kurtaramayacak da olsam, hiç olmazsa ona el uzatma konusunda. Garson ne düşündüğümü sezecek olmalı, daha fazla düşünmeme ve kapıyı açıp ilerlememe fırsat vermeden:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Saçmalama, dedi, aptal olma. Görmüyor musun, adam böyle bir işe cesaret ettiğine göre, mutlaka ya silahı vardır, ya da yaralayıcı bir aleti. Bulaşmaya hiç gelmez böylesine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Doğru söylüyorsun, dedim, kapat perdeleri ve kapıyı sıkıca. Gördüklerimiz de burada, aramızda kalsın o halde, kimse bilmesin sırrımızı. Başımızı ağrıtmayalım ha, ne dersin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapıyı sessizce kilitledi, perdeleri dikkatlice çekti ve tüm ışıklar sönükken bir mum yakıp bir kadeh de kendisine getirdi. Kısa bir sessizlik oldu. Ben bir az önce yaptığımızı sorguluyordum, bir de o kemancı kızı düşünüyordum. Konuşacak halim olmadığı gibi, düşünecek halimin de kalmadığı bir anda, konu açmak için söze başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Boşver şimdi olan biteni de, o kemancı kızı hala istiyor musun, düşünebildin mi sana söylediklerimi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Söylediklerini düşünmeme gerek bile kalmadı, dedim, çünkü anlıyorum artık, o kızı, o kemanından gözyaşları damlayan kızı neden bu kadar benimsediğimi ve farkında olmadan ona bağlandığımı… Çok iyi anlıyorum hem de… Çok iyi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kızın çaldığı şarkılardan düşenlerle ürperip ona bağlanmamla başlamıştı herşey, o gece, daha önce karşılaşmamak için hep yolumu değiştirdiğim bir “ben” ile tanışmamla son bulmuştu. Aynda gördüğüm insan yabancı mıydı, yoksa onu tanımayan “ben” miydi asıl yalan olan? Bunun yanıtını belki o biliyordur; o geceden sonra bir daha hiç görmediğim ve aslında o geceden önce de görüp görmediğimi bilmediğim o kemanı ağlayan kız…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-2261883925510521285?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/2261883925510521285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/kahretsin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2261883925510521285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2261883925510521285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/kahretsin.html' title='Kahretsin'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-1224988026938021512</id><published>2010-07-01T14:49:00.002-07:00</published><updated>2010-07-01T14:49:39.970-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>acı aşk sözleri</title><content type='html'>Yalnızlığımı yazmak istedim bugün.Dışarda güneş tüm ihtişamıyla aydınlık,serçeler cıvıl, cıvıl bir ağaç dalında orkestra eşliğinde repeartuvarındaki tüm şarkıları tüketmeye çalışıyorlar.Ben tüm bu olanlara seyirci kalıyorum,yürüyemiyorum onlara doğru,adımlarım beni kaldırmayacak kadar yorgun sanırım.Ben yalnızlığa alışmış,karanlıkları yaren tutmuşum,uçurumlardan korkmuyorum artık,öylesine yüz, göz oldumki kendimden bir parça görmeye başladım bu korkunç dediğimiz uçurumları.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal kurdum olmadı,gökyüzün maviliğine düş köprülerini kurdum olmadı tenimde bir zerecik olsun bir kıpırdama,bir dalgalama olmadı.Herkesten gizlerimi, sırlarımı ne zamana kadar saklayabilirimki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi mevsime ’seviyorum’ adına yallan söyleyebilirim? Aylardan gizli kaç gün çalabilirim avuntuları? Veya kaç insanın umutlarını çalarak geçici aşk adına sevgilinin öz benliğini kiralık alıp kulanabiliriz? geçici olarak sevdiğin o insan ya ölümüne seni sevmişse,ayrılığına dayanamayıp intihar tepesine çıkıp ismini haykırıyorsa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün kendimizi sorguya çekme zamanı.Ama geleceği sorgulama imkanımız olmaz,tabiki olmaz kim önceden ne olacağı kestirebilmiş? bileniz varmı sanmam,bildiklerim sevda kanunlarında ölümüne sevdallılar hiçte mutlu sonla bitmemiş,yalnız flimlerden,hikayelerden,şiirlerden ve hayalerimizde sevdalar mutlu sonlarla biter ve keşkelerimize sığdırmaya çalışırız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leyla ile Mecnun,Kerem ile Aslı,Mem ile Zin ölümüne sevdalılardı,en güzel aşkları hikayelerimize,şiirlerimize ,şarkılarımıza ilham oldular bizim mutlu son dediklerimiz onların acı sonları oldu.Onlar acaba birer kahramanmıydı sevdalara? tabiki asırlardır aşkları,sevdaları dilimizden dolaşmıyormu? biz ne kadar onlar gibi dürüst,ölümüne sevda yaşatabilirizki? biz ki daha tercih kavramlarını bile sökemedik! sevgilimizin bize benzemesine o kadar istekliyizki limon gibi sıkarız,suyunu çıkarır gibi su kuyularından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok böyle olmaz,sade,içten önemseme ve fedakarlıklı aşklar güzeldir.parada olmalı elbet en çok manevi duygular olmalı,hoşgörü,nazik ve masrafı olmayan gülümsemeler her daim olmalı.Evet dostlar AŞK SİZE YAKIŞIR,ama benden uzak dursun yeter çünkü… çünkülerde bana kalsın şimdilik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-1224988026938021512?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/1224988026938021512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/ac-ask-sozleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1224988026938021512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1224988026938021512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/ac-ask-sozleri.html' title='acı aşk sözleri'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-5768904929338699972</id><published>2010-07-01T14:49:00.000-07:00</published><updated>2010-07-01T14:49:06.537-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>seninle ilk defa</title><content type='html'>Ne çok üzmüş ama ne çok sevmiştim seni…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana boyacı çocuklar ile konuşmayı öğreten bir adam sevdim ben…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cam önlerindeki çiçekleri farkettiren bir adam. Arka sokaklardaki ahşap viran evleri, şile bezinden sehpa örtülerini, demli çayı, kalemi , karanlığı ve acıyı sevdiren bir adam sevdim …&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisi ile birlikte beni şehr-i İstanbul`a aşık eden olgunlaşmış üzüm rengindeki gözlerin sahibi bir adam…Toprak gibi olgun ve dost, hayat kadar karışık ve net bir adam … Nefesim kadar, su kadar, ekmek kadar sevdim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derdini sevk edinmiş bir derviş gibi, gülün goncasından çok dikenine aşık bir bülbül gibi celladına tutkun bir hükümlü gibi sevdim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkusuz , yalın ve razı …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrılık bir gün aramıza uzak yollar gibi girsede biliyordumki her boyacı çocuğun yüzüydü onun yüzü. Cam önlerindeki çiçeklerin rengiydi gözlerinin yeşili…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarının dalgasıydı boğaz sularında çırpınan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurlu bir günde üzerine düşen her damla soğuk gecelerde başını yasladığı yastık olurum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçını her tarayışında ellerim olur tarağı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceleri bıçkın ve bir o kadar yorgun ayakları ile ezdiği yollar, kaldırımlar olurum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy`de , Üsküdar`da içtiği çayda bir yudum, elini kestiğinde süzülen kan olurum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başını okşadığı bir dilenci çocuğun gözleri olur gözlerim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son nefeste bile yalnızca O olur, O`nun olurum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir adam sevdim işte…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyacı çocukların yüzüydü yüzü…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-5768904929338699972?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/5768904929338699972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/seninle-ilk-defa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5768904929338699972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5768904929338699972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/seninle-ilk-defa.html' title='seninle ilk defa'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-4333852003125507863</id><published>2010-07-01T14:47:00.003-07:00</published><updated>2010-07-01T14:47:57.429-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>bir masal olup</title><content type='html'>O’nu tanımadan çok önce kendime kabul ettirmeye çabaladığım tek şey, yalnızca olasılığıydı ve ‘neden olmasın’ konu başlıklı umuttu çabama tek tesellim. Adı neydi, neye benziyordu, ne zaman ve nasıl belirecekti yüreğimin ufkunda; en ufak bir fikrim yoktu ama eninde sonunda bir gün aynı anda aynı yerde olacağımızı ve ‘bir elmanın iki yarısı masalı’ gereğince, hiçbir zorlama olmaksızın, doğal bir çekimle, birbirimizi birbirimizle tamamlayacağımızı biliyordum. Aramıyordum, pencerelerin önünde beklemiyordum ama hazırdım çoktan kapı daha çalınmadan açmaya…&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;Hazırdım O’na…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra… Uyumaya çalışırken, bir masal olup giriverdi uykularıma… Uyadığımda başucumdu benim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gözleri okyanus bakan, çok eski bir adam tanıdım. Ceplerinde taşıyordu beş yaş düşlerimi. Yüzü güneşli bir ilkyazdı, elleri yıldızlı bir Olympos gecesi… Nefesim gibi kokuyordu nefesi ve aynı yerden kanıyorduk yara aldığımızda… Yüreği endemik bir kır menekşesi, hercâi.. varlığı epidemik bir yaz nezlesi…” diye başladı masal…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O masal hiç bitmedi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sol göğsümdeki ben gibi taşırken varlığını yüreğimde… yaptığı kardan adamı buzdolabında saklamak isteyen küçük bir kızın çocuksu inancı, inadı ve saflığıyla… her okuduğumda bir kez daha kendimle tanıştığım şiirleri, kırmızı kokulu dağ çileklerini, çizgili pijamaları ve hazan Bodrum’unda güneşli deniz kenarlarını sever gibi… gerçek, içten, sebepsiz… sorsalar:Yorumsuz! Seviyorum seni….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardan adamın dostluğu güneş çıkana, güneşin dostluğuysa hava kararana kadardı. Büyümek, öğretmişti çocuksu denklemlerin gerçek hayatta geçerli olmayacağını. Bir yenisi, gidenin yerini doldurabiliyordu, kabullenmiştim zor da olsa… Ama sen benim beni terk etmeyen en dostum, yerini başka hiçbir varlığın dolduramadığı tek yalnızlığımsın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden hiçbir sıfat tamlamaya, tanımlamaya yetmedi, yetmiyor seni!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bandırasız bir gemideyim, o gemiyim belki…. Açık denizlerdeyim tayfasız, filikasız.. Serdümeni işten attım, motorları kapattım; saatte 4 knot hızla.. yelkenler fora! Anılar takılmış uskura, can çekişiyorlar ıpıslak bir acıyla. Yarınlar güneşleniyor güvertede, yeislerim-korkularım sintinede pusuda… Umut kuşu bir martı tünemiş kasaraya. Geçmiş lumbozlardan bakıyor, düşlerim asılıyor civadrada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tramola atmaktan vazgeçtim nicedir, tornistan etmek de yok artık bir daha. Apazlama seyirdeyim, rüzgâr frişka. Barkaroller var dilimde yakamozların yazdığı sözlerini ay ışığının aydınlattığı, meltemlerin suflesi kulaklarımda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pruvada bekliyorum, `sınır-ı zaman`sız.. yalansız.. gözlerim alargada….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ellerimde bir göztasi, gözlerim boş gidiyordum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin Can Baba şiirlerinden birinin ilk iki mısrasıydı seni balık, beni okyanus yapan! Sonra kendi şiirini yazdın sen:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sadece okyanusun farkında olan balıklar beceremez ağlamayı ve sadece derin okyanuslar ısıtır varlığıyla, ağlayamayan balıkları…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir anda okyanus oldun sen, ben oldun; fırtına gecelerinde karaya vuran dalgaların yeni bir şiir daha ekledi yüreğimin sahiline: “Okyanus kurudu ve bir birikinti kaldı sadece. Az daha o da gidiyordu! Sonra merak etti okyanus: Acaba tamamen kuruyunca ne olurdu? Ve o korku, yağmurları yağdırdı… Şimdi tekrar yine okyanus olma yolunda deniz ve en büyük damlaları hep sen…. seni seviyorum…. ”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunları okuduktan sonra ben de bir şiir yazdım. O şiirin adı ‘UMUT’tu… Okunmaya okunmaya silindi söz dizimleri, geriye bir tek başlığı kaldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasızlığa öncelik tanıyan eksik bir teşebbüs aşkımız.. Bir köprünün iki ayağı gibiyiz; bir araya gelsek, yıkım olur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sen… Hem yarsın, hem ser… ikinizden de vazgeçemiyorum. Deveye hendek atlatsam, köprüde iki keçi; keçileri barıştırsam, Ice köpek kovalar isimsiz kedilerimi… Sende bir kış ayısı miskinliği, bende katır inadı… aslında biz neyiz biliyor musun: Aşk Çölü’nde bahtsız iki bedevî! Kutup ayısını görmemek için gözlerimizi yumuyoruz acıya, yaralarımız kanamaz sanıyoruz; yaraları öpülünce can acılarının azalacağına inanan beş yaş afacanları gibi….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef ya da yaşasın; istemeden bir oyunun tam ortasındayız. Oyunun adı: Çölde saklambaç! Ama korkudan öyle bir saklandık ki, korkarım, bulunduğumuz yerden yaşlanmadan, ya da kutup ayısı Hakk’ın rahmetine kavuşmadan çıkamayacağız! Biz hayat saklambacında birbirinin yerini bilerek birbirinden, hem de ebeden saklanan iki saf çocuk.. ayrı kuytularda ama beraber yaşlanacak, beraber aşklanacağız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben senin… hiçbir zaman alamayacağın Çubuk Şarabı’n, Samsun tadındım; ‘ölürüm sana’n, sosyal danışmanın, sonsuza dek umudundum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanıyordum sana, tüm söylediklerine ve hiç yapmadıklarına. Öyle ki, yenileceğimi bilerek, ama duygularım uğruna savaşmadan vazgeçilecek kadar basit olmadığından, yeldeğirmenleriyle savaşan o şövalye gibi savaştım aramızdaki imkânsızlıkla. Ama iki kişinin olduğu bir sandalda tek başıma kürek çekerken, git gide gücümü ve inancımı yitirerek yorgun düştüm ben de sonunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama haklıydın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen.. ne aradığını bilmeyen bir balıkçıydın; hangi denizde ne tutulur, hangi balık çıkar, hatta sen tutmak için yeterli misin?, bilmiyordun. Olması gerekenler ve olmaması gerekenler; hangisi ve ne zaman? diye bocalamanın dışında hiçbir şey yapmıyordun. Evet, belki de beni sevemeyecek kadar yufka yürekliydin ve “Her şeyi, herkesi bir anda silip yanına gelebilsem”, derken bile o filmdeki sen kadar kendine güvenemedin, o adam kadar cesur olamadın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanlarca, öyle hiçbir şey yapmadan, ancak üstüne düşecek bir göktaşının sana yardım edebileceğine inanıp durdun. Yalnızca… olduğum için Allah’a, olduğumu öğrendiğin için kaderine, beni tanıdığın için şansına ve seni sevdiğim için bana aşık olmak yeter sandın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetmedi balığım… Sen içindeki Hemingway’i her şartta koruyabildiğine inansan da ve uzun yolculukları göze alabildiğini düşünsen de… söylesene, aslında hangi düşünü gerçekten yaşamak istedin ve yaşatmak için çabaladın ki sen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘ilk görüşte aşk’tın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha ilk celsesinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;imkânsızlığa dönüşen!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-4333852003125507863?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/4333852003125507863/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/bir-masal-olup.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/4333852003125507863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/4333852003125507863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/bir-masal-olup.html' title='bir masal olup'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-4160941268284468425</id><published>2010-07-01T14:47:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:47:20.263-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>deliler gibi seviyorum bak</title><content type='html'>Nasıl anltcgmı bılemıyorum..bna o gusel sozlerle cıkma teklıfı ettgn gun bısı solıım sana karsı tek bı sey bıle beslemıyordum.ama ne oldu bende anlyamdm bı ruzgarın ıcınde bı yerlere savruluken buldum kendmı ama o kadr mutluydk kı..ne sen bu zamana kadr gercekten &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;sevıp bu duyguları hısstemısıtn neden ben ıkımzde bırbırımızde belkı ılk ve son olan askımızı yasıoduk.keske degerını bılebılseydık de ufacık konulardan kıskanclıklardan tartsıp bırbırımız uzmeseydık. kac kere bu son kez denememız dedık ama hıc bırı SON olamamstı yasdklarımı keske anlatbılseydım senın yanndyken kendmı o kadr cok guvende hıssedıodum kı bız hıc bır zamn ayrılmıcaz cunku ıkımznde soledgı tek bı kelıme vardı OMRUMUN SONUNA KADR YANINDAYIM bu sozler ve buna benzeyen bınlerce sozler..o gunlerı o kdr cok ozluorum keske eskısı gbı yannnda olup basımı omzuna yaslayabılseydım. Çevreye oturup bakıyorum.Seni arıyorum,senin gibi birini daha. Sen benim için kimi zaman içimi rahatlatan bi abi,kimi zaman ders almam gereken biri,kimi zamanda sevmem gereken küçük bi çocuk oldun.Sana hayatta kimseye güvenmediğim kadar güvendim ve bu güveni hiç yıkmadın.Sen hayatımdayken korkmadım yaşamaktan,seninleyken şımarmayı öğrendim,seninleyken MUTLUYDUM,seni severken hayatın beni yıldıramıcağını öğrendim,seninleyken bi senin üzülmenden korktum,kaçtım..Doğrularımı değiştirdin. naısl olduysa artık bısılerın sonuna gelmıstık bır gun sana solegm ve haytımın en buyuk hatsını yaptıgımı bılmeden sana SENIN ICIN SENDEN GECIORUM ELVEDA yazıp bısıelrı noktaldgm gun olum gunumdu…artık bırbırımız gormezlıkten gelıp bırbırımızı tanımamazlıktan gelıoruz bızım sonumuz bole mı olucaktı gercek bır ask yasdık mı acba…hersye ragmen senı hala cok osluyurum sende bnı ozluyosun bnu bılıorum bna en son soledgn kelımde buyudu bunu da bılıorum bızım ıcın artık yolun sonuymuss senı sevıyorum bebgm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-4160941268284468425?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/4160941268284468425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/deliler-gibi-seviyorum-bak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/4160941268284468425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/4160941268284468425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/deliler-gibi-seviyorum-bak.html' title='deliler gibi seviyorum bak'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-3845798293566005650</id><published>2010-07-01T14:46:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:46:36.479-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>platonik aşk nedir</title><content type='html'>MERHABA arkadaşlar.bende sizinle 10 yıl süren platonik aşkımı anlatmak istiyorum.önce biraz kendimi anlatayım şimdi 19 yaşındayım ünv. okuyorum.ve 8 yaşımda sevmeye başladım.neyse hikayeye geçersem daha iyi anlayacağınızı umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;evet Burcuyla 2. sınıfta tanışmıştık.aynı sınıftaydık.bende oda sınıfta hep sessiz sayılırdık.diğer kızlarla konuştuğum halde daha o zamanlar bile onunla konuşamazdım.çekinirdim.ama tabi bunun geröek nedeninin onu sevmem olduğunu anlamam zaman alacaktı ve birde baktım ki 6.sınıfa gelmişiz.ve 6.sınıfın ara tatilinde karnemi alıp eve gittiğimde karne sevinci yerini üzüntüye bırakmıştı.annem taşınıyoruz haftaya dedi.benim dünyam yıkılmıştı.vede taşındık.işte ayrılınca burcuyu gerçekten sevdiğimi anladım.onu hiç unutmadım.hep aklımda bir yerlerde saklıydı.ve liseye gelmiştim ama onu unutamammıştım.lisem eski mahallemin yakınındaydı.ve ilk gün herkesin ismiyle sınıfları okunuyordu.okunanlar içinde onun ismini duyunca sanki dünyam bir anda değişmişti.farklı sınıflardaydık ama aynı okuldaydık.ve okul başladı.ancak ben çok çekingendim.ve gene onunla konuşmaya cesaret edemedim.ve lise 1de mektup yazmaya karar verdim.bir mektup yazdım ve defterinin içine bir arkadaş vasıtası ile koydurttum.sonra cevap alamayınca bir mektup daha yazdım ama gene cevap alamamıştım.aslında cevap yazmamasından doğal başka birşey olamaz.çünkü mektuplarımda ismimi ve kim olduğumu belirtmemeiştim.cevap yazarsan şuraya koy ben okrum demiştim ona.ama asla oraya bir mektup koymadı.her gün baktım ama nafile.ve lise 3 ün son haftası gelip çatmıştı ve ben ona bu sefer ismiminde olduğu bir mektup yazmaya karar verdim.vede yazdım ve okulun son günü verecektim.böylece kabul etmezse ondan kaçmak zorunda kalmayacaktım.tam 4 sayfa yazdığım mektubu vermek için songün okula gittim ama o okula gelmemişti.ve 4 sayfalık mektup elimde kalmıştı.ve 3 ay sonra ünv.yi kazanmıştım.ve bir arkadaşım kral tv ye hergün mesaj at belki görür dedi ve yaklaşık 1 ay hergün mesaj attım.ama oda bir işe yaramadı.sonra internetten ev telefon numarasını buldum ama asla aramaya cesaret edemedim arayıpta ne diyebilirdim ki.asla o numarayı tuşlayamadım.ve tuşlayamayacağımda.o hep benim kalbimde bir yerde olacak.taki onun yerini doldurabilecek bir başkası karşıma çıkana dek.artık zeten arayamam onu çünkü belki evlenmiş yada nişanlanmıştır.yada artık benim sevdiğim o temiz kalpli burcu olarak duruyor mu bilmiyorum.ama ben onu hep temiz kalpli ve sessiz burcu olarak hatırlayacağım.beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.siz eğer birini severseniz geç olmadan sevdiğinizi söyleyin.bir aşk 1 yada 2ayda sönebiliyorsa sizin için.siz aşkı bilmiyorsunuz yada hiç tatmamışsınız demektir kendinizide kandırmayın lütfen beni dinlediğiniz için tekrar teşekkürler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-3845798293566005650?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/3845798293566005650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/platonik-ask-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/3845798293566005650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/3845798293566005650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/platonik-ask-nedir.html' title='platonik aşk nedir'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-1232705816499672557</id><published>2010-07-01T14:45:00.001-07:00</published><updated>2010-07-01T14:45:47.808-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>gökhan</title><content type='html'>bundan 7 sene önceydi..orta bire gidiyodumm..ve daha 12 yaşındaydımm..o zamanlar aşkın ne demek olduğunu bilmiyodum bilee…ve ben okulumu değiştirmiştimm..yeni geldiğim okulda sadece iki tane 6. sınıf vardı.ben 6/B sınıfındaydım..bir de 6/A sınıfı vardı…….&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;ve o sınıfta gökhan adında bi çocuk vardıı…bana teklif etmiştii..tabii bende daha küçüğüm ya ne anlarım çıkmak filan teklifini kabul etmemiştimm.tabii bu çocuğun sonradan benim hayatımı etkileyebileceğini nerden bilebilirdim kiiiiiiiiiiii………….zaman su gibi akıp geçiyodu…bu çocuk her fırssatta bana teklif ediyodu bende reddediyodumm…takiiiiiii 8. sınıfa kadar..artıkk biraz daha büyümüştümmm…..ve yılsonu için bi tiyatro hazırlamıştık 8/A ve 8/B öğrencileri.tiyatroda bende vardımm….herşey çk güzel gidiyodu..bende gökhandan hoşlanmaya başlamıştım artıkk….ama o tiyatroda yoktu malesef ama vedada şiir okumuştuu….sonra o gün geldi…tiyatronun oynanacağı gün…o gün bana yine teklif etmişti ve bende evet demiştimm..ve biz aynı gün ilk dansımızı yapmıştıkkkk…ahh ahhh çok güzel günlerdiii…biz tam birbirimize alışmışkenn okul bittii…ve lisede ayrı okullara gittikkk…ve birbirimizi hiç göremiyoduk..zaten tatilşde haber alamadığımız için ayrılmıştık…sonraa okullar açıldı o da bende ayrı okullardaydıkk…bi gün onun başka bi kızla çıktığını duydumm….biraz kıskanmıştımm..ama sonradan neden çıktığını da duyudm ..sadece beni unutmak için çıkmışş..ve benim eski ortaokul arkadaşımla çıkmışşşşş….aradan çok zaman geçmiştii..birde benim çok sammimi çok sevdiğim ve aynı zamanda mahalle arkadaşım ve aynı zamanda gökhanın sınıf arkadaşı tuğba diye bi arkadaşım varrr…gökhanla az aramı yapmaya çalışmadı…ahhh ahhhhh…onu çok seviyorum gerçekten…bi gün tuğba bana gökhan seni hala seviyomuşş…tuğbayla ayrılmışş..sana teklif ediyo yine dedi..bu arada gökhanın çıktığı kızın adıda tuğba..tuğbalar karışmasın:))ben bişey deöedim…bi hafta sonuydu gökhan bizim mahhalleye gelmişti…tuğba ben dışarı çıktık..gökhanla konuştumm..neden beni severken başkasıyla çıktın diye sordumm??seni unutmak için dedi..peki unutabildin mi tabiki hayırrrr…sonra ben onun teklifini kabul ettim..biz çıkmaya başladıkk tekrar..ama bi sorunumuz vardı ben gökhana ne sorsam hep şakayla cevap veriyodu..ve bende buna çok sinir oluyodumm..ve yine bi gün soruma şakayla cevap verince herşey bittiii…ya da bittiğini zannettimm…tabi bu arada zaman su gibi akıp geçiyodu..ben lise 3 e geçmiştimm..yine bi gün tuğbaa..sana bişey sölicem..gökhan seni rüyasında görmüş..aramızı yapr mısın demiş tuğbaya..bende o akşam ankaraya gidecektim hastaneye tedavi içinn…hiçbi cevap vermedim tuğbaya…sonra babamın telefonundan gökhana mesaj çektim otobüse binmeden ben ankaraya gidiyorum sora konuşutruz diye..o da tamam dedi…ben ankaraya gittim hastanede filan yattım iştereee…hastanede tek kalmıştım..babamda telefonunu bana bırakmıştı..gökhana mesaj çektim….bana yine teklif etti…bende kabuşl ettim yinee…ya teklif etmekten bıkmamıştıııı..sonra ben giresuna döndümm…gökhanla aramız iyiydi..sürekli babamdan mesaj çekiyodum gizlii..ya da arkadaşlarımdann..çünkü telefonum yoktuu..ilişkimiz güzel gidiyodu..bi akşam gökhan beni okul çıkışında beklicekti…bi cuma akşamı…okuldan çıkmıştım..birden bi yağmur başladı…bi yandan dua ediyorum inş gökhan beni beklemez diyeee…çünkü ikimizde ıslanıcazzz…sonra ben durağa geldiğimde gökhan yokttu..iyiykidim gelmeiş dedim..ama bi yandan da neden gelmedi diye içime şüphe düştü..haberde alamıyorum..hemen arkadaşımın yanına gittim onun telefonu vardı..ondan mesaj çektim gökhana…bana dediki çok yağmur yağdığı için ghelmedim..sen ıslanıp hasta olma diyeee…eee insan en azından bi haber veriirr dedim..ve biz başaldık kavgaya…o gece bana zehir olmuştu..o bana mesaj çekiyo ben onaa.a…öyle…o gece annemden izin aldım tuğbalarda kaldım..çünkü birisine çok ihtiyacım vardı.. o kişide sadece tuğba olabilirdi..çünkü ilişkimizin bi parçası olmuştu artık..gökhanla kavga ettiğimizde gökhan bana seni sseviyorum dediğinde her zaman yanımızda o vardı..canım benim yaa..yyaaa gökhanla buluşacağımda bile o vardı…neyse o akşam o kadar ağladım ki anlatamam..çünkü gökhanla ayrılmıştıkk….ve ayrılış o ayrılış…artık gökhanı unutmuştum..öyle zannediyodum..bi gün dershaneden geldim.evdeyidm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşım tuğba aradı.bize gelsene dedi..içime bi kurt düştü..aklıma hemen gökhan geldi..uzun zamandırda gökhandan haberim yoktu..tuğbalara gitiim hemn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne oldu dedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tahmin ettiğim gibi gökhanla ilgili gökhanı görmüşş her zamanki gibi..ama bu sefer teklif değil..artık benden kurtulacak demiş..nişanlanacağını söylemişşş…o kadar tuhaf olmuştum ki anlatamam demek buraya kadarmışşş dedim..takmamaya çalışsamda ister istemez taktımm..dedim ben bu meseleyi öğrenirim..sonra ilk işim kendime bi hat almak oldu…ve hat aldım..gökhanı aradım.mesajlaştık.dedim buluşalım dedim..o zamanda haziran ayıydı..onun okuluna gitiim..tuğbayla gitiik..ama ben gökhanla tek konuştum..dedim ne iş nişan filan..ya dedi bi akraba kızı varda beni seviyo dedi annemde kızı çok seviyo dedi..ha bu arada gökhanla anlaşamdığımız bi konuda kapanma konusu..annesi kapalı gelin istermişşş…benim hem kapanmamı istiyodu hemde okumamı istemiyodu..bende tam aksi üniversite okumak istiyodummm…neyse uzun uzun konuştukk.şimdilik böyle bişey yok dedi…içim rahatlamıştı..aaramızda iyyidi…o öss ye girecekti..bana dediki össden bi gün önce buluşalım bende tamam dedim..onunla buluşucaktım..o gün temizlik filan yaptık..akşam üstü çarşıya gidip buluşacaktık..ama arkadaşım geldi habersiz ve gidemedimm…o günden sonrada gökhanla aram düzelmedi offff yaaaaaaaaaa….sonra mesajlar yazdı..dedi herşey bitti diyeee..yaaaaaa ben böyle olmasını istememiştimm…işte çok kötü mesajlşaştıkk…neyse aradan biraz zaman geçti..ablamın nişanı vardı..gökhanda duymuş..beni aradı bende gelimmi diye..son bi şans verelim dedi …bende hayır istemiyorum son şans filan….keşke demez olaydımm…sonra gökhandan hiç haber almadımm..okullar açılmıştıı..ben lise 4 e geçtim..gökhanın okulu bitmişti..işe başalmaışş….işte ama gözlerim gökhanı aıryodu…gökhana mesaj çektimmm…dedim konuşalım…bi ramazan akşamı..buluştuk tuğbayla gittik..bu seferki buluşma çok kötüydü..gökhan o kadar soğuk davranıyodu ki…meğer o kızla nişnlanmöış..ama ben bunu çok sonradan öğrendim..uzun uzun konuştuk…ama ben nişnlı olduğunu bilmiyodumm..eğer bilseydim konuşmazdım..benden sonra tuğbayla konuşmuş..demiş onu üzmek istemiyorum.artık olmaz demişşş…neyse..ardan biraz zaman geçti.ve ben gökhanın nişanlı olduğuu öğrendim..ve gökhana mesaj çektimm.neden söylemedin bana nişanlı olduğunu ve çok kötü kavga ettik..hakaretler çok kötüydü yaaaaaaaaa…ve son konuşmamızdıı..ve herşey bitmiştiii..artık hayatımda gökhan yoktu..ama onu seviyodumm..aradan bayağı bi uzun zaman geçmiştiii..şubat ayıydı gökhanın evleneceğini duydum..ve beni düğününe çağırdı gidecektim ama o akşam yola çıktım.istanbula gitim..yani gidemedim düğününe ilk aşkımın..ahh ahhh.artık tamamen çıkmıştı hayatımdann..ve en kötüsüde ne biliyo musunuz???aynı mahallede oturuyoruz ve karısıyla görüyorumm..ve beni görüdğünde benimle konuşuyoo..ve bu bana çok acı veriyoo..artık kimseyi sevmicemmm..kimseye güvenmicemm..tabi erkeklere..kimseyi sevemicem gerçekten.çünkü ben gökhanı hala çooooooooookkkkkkkkkk seviyorumm..hep öyle kalacak…….neyse yaşamayı da seviyorummm..ve şimdi 18 yaşındayımm..artık herşeyi daha çok iyi anlayabiliyorumm…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-1232705816499672557?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/1232705816499672557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/gokhan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1232705816499672557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1232705816499672557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/07/gokhan.html' title='gökhan'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-383826481218434929</id><published>2010-06-28T14:26:00.000-07:00</published><updated>2010-06-28T14:26:12.636-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>sen benim kaderimsin</title><content type='html'>Aşk Tipi Cezaevi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırtımı dayayacağım kimsem yok.. Dayandığım bütün duvarlar yıkıldı… Aslında farkında olmadan beni yıkıp gittiler.. Hayatın girdabında yok olduğumu sandılar ama onlar yok oldular oysaki..&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O günden bu güne hiç dostum olmadı. İnsanlar eklendi hayatıma, insanlar eksildi.. Sırtımı dayayacağım hiç kimseyi bulamadım. Yaşama zannıyla olduğum bu süreçte hep arayış içerisinde oldum. Duygularımdan arınmış hissediyorum kendimi.. Yorulmuştum dostsuzluğun acısıyla kala kalmışken sen çıktın karşıma, elini uzattın.. Sıkmıyorumdur umarım anlattıklarımla.. Seni kendime yakın gördüğümdendir anlattıklarım. Bekli de uzun zaman sonra beliren duygularım beni sana çekti bu sessiz haykırışlarla….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan kısa bir zaman geçmesine rağmen çok iyi dost olmuştuk. Ona söylediklerimden sonra benden hoşlandığını hissetmiştim ve uzun bir zaman sonra ilk defa duygularımla hareket edebilmiştim. Artık kalbimin titrediğini hissedebiliyordum. Galiba aşık oluyordum…. Zaten beni evine davet etmekle bana tam bir güven duygusuyla ona bağlanacağımın hissiyatını aşılamıştı bile… Çok sevinmiştim. Evet düşündüğünüz gibi oldu. Güzel bir birlikteliğe yelken açmıştık. Artık hayatımın geri kalanında sadece onunla olmayı düşünüyor ve onu diliyordum tıfıl sevişlerimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gün sonra onun doğum gününün olduğunu öğrendim. Onun adına müthiş bir gün olabilmesi için elimden geleni yapmalıydım ve yaptım da. (peki ya siz ne yapmazdınız…)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun yüreğindeki mutluluk, yüzündeki gülücükle beliren gamzesiyle ve gözlerindeki parıltıyı görmek benim için yeterliydi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O geceyi benim evimde geçirdik. Sabah uyandığımda onu yanımda göremedim ve o an paniğe kapıldım yersiz ama haklı bir hisle. Oysa bana kahvaltı için yataktan kalkmış, yanıma çağırdım ve ona: “Dışarı çıktığından beri gözüm kapıda, sanki hiç dönmeyecekmişsin gibi yersiz bir duyguya saplanıp kaldım.” Diye söyledim. Anladım ki yokluğunda geçen bir an bir asırmış meğer farkına varamamışım. Senin bendeki değerini anlayamamışım. Sensiz hiçbir şeyi düşünemiyorum. Sensiz birkaç dakika geçiremezken sensizliğin acısına nasıl dayanırım gibi laflar işte kaygılı gözlerle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir zamandan sonra evlendik. Derken bir oğlumuz oldu. Adını Umut koyduk. Birlikteliğimizi dilediğim gibi sonlandıramamıştık. Ne yazık ki kaybettim onu… Bir an hayatımı onun yokluğuyla yitirmeye karar verdim ama yapamadım… Umud’un bana ihtiyacı vardı. Kendimi toparladım. Bir ara oturup uzun uzun bütün hayatımı bir film şeridi gibi gözden geçirdim. Çıkmazlarla dolu olan hayatımı güzelleştiren o güzelliğe yani sana tapıyorum… Kısacası özgürlüğün esaretinde yaşıyorum diyebilirim. Ama şunu unutma ki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sensiz bir lahzayı geçiremeyen ben, sen yokken, öz beynini dişleyen bir serçenin hayata bakışı gibi olur kaderim. GÜZ BAKIŞLIM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-383826481218434929?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/383826481218434929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sen-benim-kaderimsin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/383826481218434929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/383826481218434929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sen-benim-kaderimsin.html' title='sen benim kaderimsin'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-2322609955133093795</id><published>2010-06-28T14:25:00.000-07:00</published><updated>2010-06-28T14:25:05.509-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>Sanki rüyadaydım</title><content type='html'>Fırtınalı bir hayatın ortasında birleştik. Sen, kendine yakın bulduğun insanların sana yaptığı hatalardan şikayet ediyordun, bense uzun yıllar acısını çektiğim bir aşkın yaralarını sarmaya çalışıyordum.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır olmuştuk. Bu yakınlaşmamızın kısa bir sürede olmasına rağmen zamanım öyle tatlı, öyle güzle geçiyordu ki ben içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki rüyadaydım, gözlerimi açtığımda dostluğun yerini aşk almıştı. Kendimi tutamamıştım işte. Duygularıma hakim olamamıştım. Sen benim aşkım, bense senin dostundum artık. Sana aşık olduğumdan habersizdin. İçimdeki volkan öyle taşmıştı ki patlamak için sabırsızlanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda o gün gelip çatmıştı. Bütün duygularımı bütün hislerimi açıklamıştım ben sana. Sense bana sadece şaşkın bir ifadeyle bunların yalan ve şakadan ibaret olması için yalvarmıştın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bende sana bunların ne şaka ne de yalan olduğunu üstüne basa basa vurgulamıştım. İçim rahatlamıştı. Çünkü bir insana “seni seviyorum” demek kolay bir iş değildi. Yürek isterdi. Ben bu işi becerememiştim ama sonucuna da katlanmak elimde değildi. Çünkü asıl olan benim için bugündü ve ben bugün sana söylemem gereken şeyleri yarına bırakmamıştım. Yarın böyle bir fırsatın elime geçeceğini düşünerek bütün her şeyi açıklamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya fani her an her şey olabilir bizim dünyamızda… Şimdi içim çok rahat ama bir o kadar da huzursuzum. Çünkü bunları sana anlatınca suçlu ben oldum. Şimdi o eski günleri arıyorum, hiç sebepsiz, ani ayrılışın şokunu üzerimden atamamamın sonucundandır. Ve zaman eskiden öyle güzel öyle tatlı geçerken şimdilerde, bin bir azap bin bir acıyla geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O günün üstünden çok zaman geçti. Şimdi ben senden benim olmanı değil bana biraz hak vermeni istiyorum. Bana duyduğun nefreti duygularımın üstünden çekmen için yalvarıyorum. Bana ne kadar kızsan ne kadar nefret etsen de ben seni yine de seviyorum. Duydun değil mi? Seni seviyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-2322609955133093795?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/2322609955133093795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sanki-ruyadaydm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2322609955133093795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/2322609955133093795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sanki-ruyadaydm.html' title='Sanki rüyadaydım'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-769440116720538732</id><published>2010-06-28T14:24:00.000-07:00</published><updated>2010-06-28T14:24:01.200-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>hoşçakal yarın</title><content type='html'>İlk önce sen kalbime, yumurtasından yeni çıkmış bir lavra olarak girdin…O lavra halinle kalbimin her köşesini gezdin, keşfettin…Kalbimdeki sevgiyle, yavaş yavaş büyüyüp, tırtıl oldun…Kalbimdeki sevgi senin tırtıl halinleyken bile besledi, büyülttü…Kalbim senin kozan oldu…&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Uzun süre o kozanın içinde kaldın, kozanın içindeyken sana zarar gelmesin diye bense seni beslemek için sevgi ürettim…O sevgiyle seni hep besledim…Yavaş yavaş kozandan çıkmaya başladın sonunda o kozanın içinden dünyada eşi benzeri olmayan bir kelebek olarak çıkdın…O kadar güzel renklerin vardı, o kadar çok güzeldinki, seni bıkmadan, usanmadan saatlerce seyredebilirdim…O kelebek halindeyken sevgimi, çeşit çeşit, rengarenk çiçekler yapdım ve seni o çiçeklerin özüyle besledim…Her geçen gün dahada güzelleşdin, dahada büyüdün içimde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık kalbim sana dar gelmeye başladıki, hep dışarı çıkmak istedin…Bende dayanamadım, çünkü seni, sana göre daracık olan o yerde daha fazla tutamazdım…Sana kıyamazdım…Saldım seni, çık gez, bu kısacık dünyada mutlu olabilecegin ve sana sundugum çiçeklerden daha güzel çiçek bulabilirsen, git o çiçegin özüyle beslen…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şunu sakın unutma, sana sundugum, sevgi çiçeklerini başka biryerde asla bulamassın, bunu sende görüceksin…Dışarıda birsürü tuzaklarla karşılaşacaksın, senin gibi çok nadir bulunan kelebeklerin, avcısı ve düşmanı çok olur…Her gördügün çiçegi gerçek sanma, zaman öyle bir zamanki, herşeyin sahtesi var…Gerçek çiçek diye kondugun yerlere dikkat et…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana gelince, sevgi kelebegim, kalbime ipeklerinle öyle bir ag ördünki, o ipekden örülü yere, o ipekleri geçerek kimsenin girmesi mümkün degil…Çünki sen o ipegi öyle bir sevgi çiçeklerinden aldıgın besinle ördünki, o ipeklerin herbirisi çelik gibi oldu, geçilmeside, yırtılması mümkün degil…Orası sadece sana ait, şayet oradaki çiçekler gibi çiçek bulamazsan, şunu unutma belki birgün dönersin diye oradaki çiçekleri o sevgiyle beslemeye devam edecegim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALLAH seni tüm kötülüklerden korusun…Yolun ve bahtın açık olsun…Elveda demiyorum….Hoşca kal sevgi kelebegim…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-769440116720538732?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/769440116720538732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/hoscakal-yarn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/769440116720538732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/769440116720538732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/hoscakal-yarn.html' title='hoşçakal yarın'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-7552131301707288766</id><published>2010-06-28T14:22:00.003-07:00</published><updated>2010-06-28T14:22:53.551-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>aşkı yaşamak için delice bağlanmak</title><content type='html'>aşkı yaşamak için delice bağlanmak için karsıma aldım sevdiklerimi. her aşkın sonunda kaybettiklerim arttı. direncim azaldı.ama cok sevdim .bir cok kişi tanıdım ve paylasmaya calıstım sevgimi karsılıksız aşklarda yaşadım.ama hiç bir zaman aşktan korkmadım . sevdikçe sevdim aşka aşık oldum sanki aylar önce sevdim&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;ben onu delice bağlandım belki karsılısız olacağını bile bile beni sevmiyceğini bile bile . sevdikçe eridim acılara dayandım sevgim okadar büyüktü ki acılara bile dayandım .kimi geceler uyuyamadım bile hayaller kurup esir ettim kendime onu sonsuzluk yarattım kendi düyamda onu.sonunda bitti tabi nefret ettim ondan onun için fedakerlık ettiğim seylere acıdım benı arkamdan vurmasına dayanamadım o gun bugün korktum aşktan ve şimdi sen cıktın karsıma bakısmalardan korktum oysa en sevdiğim seydi duygularda boğulmak delice hissetmek gözlerinde sevgiyi. bakamaz oldum sana korktum tekrar yasamadktan aşkı .. şimdi direnemiorum yine irademden üstün cıktı sevgim bneım yanıma gelıp nasılda konusuorsun bneımle severcesine tutkuncasına sana belli edemiorum belki istemediğimi sevgini. ama beni sevmeni istiorum delice bağlanmanı sankı sen sevmeyince eksık kalıcakmısım gibi gelior.okul cıkısı bana nasıl baktığını gördüm nasıl direndiğini sevmek için sankı aska susamıstın delice sevmek için herseyını koymustun ortaya ama ben yapamazdım .. gözlerimiz birlesti o an sana doya doya bakmak isterken cevirdim hemen basımı gittim ordan sankı birdaha gelmiycekmsım gibi sende kayboldun sonra ortadan senı aradım sonra senınde gittiğini kızdım benı bıraktığına ama hersey ben yapıordumsenı sevmemek için direnior sonrada benı sevmenı istiordum biliordum hata yapıordum ama dayanamıordum yarın yıne yenı birgun daha baslıycak senınle yanıp tutusan ama korkan biri gecıcek o okul kapısından ve gözler yine sana kayıcak istemsizce geceler bitmiycek hayallerde askı yasıycam aacı cekmeden senınle kavga edicem ve barısıcam senınle orda hayallerımde öyle duygular yasıycam kı sana delice bağlanıcam ama korkucam ….. evet aslında korku bir yana senı istemediğimin bir baska sebebı maddi durum sen bana göre deilsin benım asık olduklarımın hepsi kendi seviyemdeydi.ve ben gercekten büyük bir utancla söylüorum kı dıs görünüse bakarak sevdım hep ve madıı durumuna şimdi sen cıktın karsıma sankı bilerek …napıyım ben şimdi senı sevmek mi aklımdan gecmezdı senın için ölmek asla ama şimdi sen benım dunyamın herseyı hayatımın tek gerceği çünkü aşk herseyıyle kabullenmekti bunu biliordum ama olmuyordu cok kactım senden sırf bu yuzden uzaklasmak istedim senden ama şimdi sevgi okadar üstün kı herseyden önemli diil hiçbirsey …….artık senı istiorum sen sankı doğan guneste hırcın dalgalardan cıkan bir mucizesin …yolda bulduğum bir nimetsin sakladığım bir armağansın bana . gecelerimde tek severek hayal ettiğimsin tek düşündüğümsün umutlarımdakı tek ımkanlısısın belkıde ben öyle sanıorum belkııde senı bukadar yucelten benım sevgim ama değersin … cunku benı sevensin sonsuz aşk yoktur sonsuzluk tutkularıızdır bizi yücelten ise aşkımızdır yağmurlada iz arayanlar gibi senı arıorum denizde o hırcın dalgalarda boğulmamak için kendimi kıyıya atıorum guzduzlerde anlam arıorum gecelerdekı gibi ben senı sensız yasayamıorum benı sev yeter üzülme sakın bu kalp sadece sevgiye bakar baska değerlere deil…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-7552131301707288766?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/7552131301707288766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/ask-yasamak-icin-delice-baglanmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/7552131301707288766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/7552131301707288766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/ask-yasamak-icin-delice-baglanmak.html' title='aşkı yaşamak için delice bağlanmak'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-5509540964690200984</id><published>2010-06-28T14:22:00.001-07:00</published><updated>2010-06-28T14:22:17.426-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>Kalbim ağzıma geldi</title><content type='html'>Tam seni soruyordum”;deyişini duymuştum ilk benim olduğunu sandığımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbim ağzıma geldi,yutkundum!&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni algılamaya başladı beynim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşımdaydın,tüm görkemin ışıl ışıl gözlerin ve bana sonuna kadar açtığın kalbinle.;Buydu;dedim içimden yıllardır aradığım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıldızlarda aramıştım gözlerini;ay;dan başka bir şey yoktu gökte yüzünü benzeteceğim,bir bakıma o kadar da uzaktın bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa şimdi uzansam dokunacaktım sana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzandım;Bilmem kaç bin wolt elektrik yayıldı vücuduma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o an vermiştim ellerine kalbimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Defalarca gelmeler,gitmeler,hayaller,öpücükler,kahkahalar,hasretler yaşadım seninle;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kandil gecesi yeminler savurduk rüzgara;Allaha ulaştı ruhumuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun önünde döküldü dudaklarımdan o iki kelime;benimle evlenir misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çılgın bir evet sonrası benimdin artık!Ölmek ne güzel olacaktı seninle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudaklarımın değmediği yer kalmamıştı yüzünde,kollarımdaydın bütün senliliğinle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz vermiştik ilk çocuğumuzun adını sen ikincisininkini ben koyacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi benim ilk kız çocuğumun adı senin adın olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evimin hiçbir yerinde şark köşesi hiçbir köşesinde abajurlar olmayacak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yerlerde puf puf minderlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarlarımın rengi hiçbir zaman siyah beyaz olmayacak mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annenin ellerini hiç öpemeyeceğim,babanla rakı içemeyeceğim,kardeşinle fenerin maçlarına gidemeyeceğimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlarmısın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pırıl pırıl bir Pazar sabahı kıpır kıpır bir kalp elinde bir çiçekle merhaba dedin anneme;nasılsınız teyzeciğim anne demeye çoktan razıydın belki ama dil varmıyor bazen bilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anacığımı ilk kez böyle içten sarılır gördüm bir kıza,onun sana kızım dememesi için bir neden yoktu;dedi de istedi de seni biliyorsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbinin tüm renklerini taşıyan bir çiçek yumağı getirmiştin,halâ duruyor masanın üzerinde.Daha ne kadar dayanırım bilmiyorum onu görmeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefes aldığın her yerinde yaşıyorsun evin.Ben daha ne kadar yaşarım bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odamda;resimlerinin önünde gerçeğe dönüşmüştü hayâller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeker olmuştum sana;sonra tepsi,öyle pişmişti işte kahveler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç vakte kadar görüşmek dileğiyle ayrıldık evden,ilk kez kollarımda dolaştırıyordum seni,ilk kez eleleydik sokaklarında eylülün;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son olduğunu nereden bileyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarıya boyanmış bir aracın camıydı aramıza giren,o iri iri,siyah siyah gözlerin küçüldü yavaş yavaş,kayboldun gözlerimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yokluğuna duyduğum ağlamaklı bir isyandı kalbimde varolan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki elim cebimde boynum bükük tuttum evimin yolunu,akşamı senle ettik evde bıraktıklarınla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yada birkaç hafta kat üstüne kat çıktık gönül arsamıza;gözlerin temeli, sözlerin yıkılmaz duvarları oldu kuracağımız(ı sandığım)yuvanın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bir kandil gecesi;Allahın huzurundayım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni bıraktığın yerde,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seni beklediğim yerde;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen!yoksun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben!yalnızlığımla birlikte,yalnızlığını yaşıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kez daha yemin ediyorum seni seviyorum;canım yanıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efkar dağıtmak için o malum yere bir ömrü bir çırpıda bitirdiğimiz terasımıza çıktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dolu efkar alaşağı etti beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boş sandalyeler,solmuş çiçekler,üzerine oturup Bakırköyü seyrettiğimiz minderler seni sordu gitti diyemedim;küçüldüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardımda bıraktığım bir damla göz yaşına sormuşlar seni,kurumadan az önce anlatmış bir daha asla gelmeyeceğini;oturup birlikte ağlamışlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni en çok terasımızda özleyeceğim biliyor musun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat geç oldu beklememin bir amacı yok, günlerin çok öncesiydi gelmeyeceğini söylediğinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi aşkımızın mumlarından yak bir tane.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak o yanan benim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Titreyen kalbim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alevi değil mumun,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eriyip akansa göz yaşlarım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzülme çok kalmayacağım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birazdan biterim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akılda sen,yürekte acı olunca,ne kalem rahat duruyor ne sayfa.Bak gördün mü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevişip aşkı doğurdular yine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şiirle başlamıştın sen yine öyle bitiyorsun işte,satır satır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve nasıl geldim hatırlamıyorum desem yalan değil.Kapıyı anacığım açtı yüzüme baktı,anladı her hal seni sordu iyidir dedim inanmadı,bir daha sordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ağladım;ağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz yaşlarımı sildi,bende onunkini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen yalnız beni değil anamı da ağlattın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarıldık ne zaman ayrıldık bilmiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazdı geldin;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıştı gittin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbime kar yağdı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-5509540964690200984?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/5509540964690200984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/kalbim-agzma-geldi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5509540964690200984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5509540964690200984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/kalbim-agzma-geldi.html' title='Kalbim ağzıma geldi'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-5200060122514625189</id><published>2010-06-28T14:21:00.001-07:00</published><updated>2010-06-28T14:21:48.708-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>seviyorum seni-onur akın</title><content type='html'>Nasıl bir yazgıydı bu, yazanı yazdıranı belli olmayan? Hangi kader çizgisiydi yollarını kesiştiren? Hangi rüzgarlardı o güzel kadını, onun sakin küçük dünyasına getiren? Onu sakin denizlerden sürükleyip fırtınalı okyanuslara atan? Sırası mıydı bu aşkın, o ununu elemiş eleğini asmış, tüm sevdaları sürgünlere göndermişken?&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi acımasız yazgıydı, onu yeniden aynalara baktıran. O aynalar ki, hiç yalan söylemeyi bilmezlerdi. Geçen yılların bırktığı izleri insanın yüzüne acımasızca vururlardı. Azaltamazdı ki kalan saçlarındaki akları, yüzündeki çizgileri. Küçülüp, eriyordu, o güzel kadının belleğine kazınmış resminin yanında. Utanıyordu sevdasından, aşkından. Ona giden yollardaki uçurumlar, engeller büyüyordu. O, giderek uzak ve erişilmez bir tanrıça oluyordu. Kâr etmiyordu hiçbir şey; bilge teselliler, kitaplarda okudukları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İster itiraf etsin, ister etmesin, düştüğü durumun bir tek tanımı vardı ve o da aşktı, sevdaydı. Ve o ömrümde hiç böyle sevdalanmamıştı. Bu sevda, platonik, romantik gibi klişelere sığmayan bir sevginin ürünüydü. Sözcüklerle tanımlanamayan, gece gündüz her saat, her an onu düşündüren, ona özge bir sevdaydı. Ah, bu yürek değil miydi onu yakan, bu onulmaz sevdalara düşüren. Sevginin o mütiş gücünü bu sevda ile öğrenmişti yeniden. Sevdiğiyle sadece aynı mekanlarda olabilmenin bile ne büyük bir mutluluk olduğunu, onun sadece telefondan duyulan sesinin bile tüm gökyüzünü maviye çevirebileceğini, karanlıkları aydınlatabileceğini bu sevda ile yaşamıştı. Ve aşkın insana çılgınlıklar yaptırabileceğini yeniden ta kanında hissediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşık olduğu kadınla olan en kısa ayrılıklar bile ona dayanılmaz geliyordu. Şimdi o yine uzaklardaydı. Ve ona olan hasreti aralarındaki mesafeler artıkça artıyordu. Üstelik günlerdir ondan haber alamamak kendisini deli ediyordu. Ona merhaba diyebilmek, bir tek sözcük de olsa sesini duyabilmek için her yolu deniyordu. Ama tüm çabaları sonuçsuz kalıyordu. Gece gündüz, her an onu düşünüp ona ulaşamamak, korkunç bir ızdıraptı. Kahrolmaktan başka hiçbir şey gelmiyordu, elinden. Bu griler grisi, mavi yoksunu gökyüzünün altında çıldırasıya özlüyordu o kadını, onun gözlerini, gözlerinin rengini, gülüşünü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrılık acısıydı bu, kolay değildi üstesinden gelmek. Haykırsaydı sevgisini pencerelerden, bağırsaydı adını sokalara, diner miydi acıları? Yılın son günde yağan karın beyazına dökseydi karanlıklarını, aydınlanır mıydı içi? Batmakta olan güneşin kızıllığına, sütmavisi kesilen gökyüzüne çizseydi aşkını, azalır mıydı o kadına olan özlemi? Kalemini kanına batırıp ak kağıtlara yazsa bu aşkı, biter miydi hasret?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu son ayrılık, onu genç kadına olan sevgisini sorgulamaya zorluyordu. Aklı, bu sevdanın, hiçbir gerçekliğinin ve geleceğinin olmadığını söylüyor; kendisi için hiçbir şey ifade etmediğin, senin sevdana gereksinimi olmayan o kadını neden seviyorsun? diye soruyordu. O ve kalbi akılına karşı inatla direniyorlardı. “Evet, değer”, diyordu, “yüz kere, bin kere değer!”. Çünkü o kadın yaşamından çıktığında kendisini tekrar ölü hayatların, mavisi ve güneşi olmayan günlerin beklediğini biliyordu. “Değer” diyordu, “herşeye değer! Uğruna ölmeye, çılgınlıklar yapmaya, deli divane olmaya, Kerem gibi yanmaya değer!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niçin mi? Sadece o kadını görebilmek için, sadece sesini duyabilmek için, sadece güzel gözlerine bakabilmek için, o sıcak, o çocuksu gülüşünü yaşayabilmek için. Onu görünce heycanlanmak, onunla konuşurken toy bir delikanlı gibi ne söyleyeceğini, ne diyeceğini şaşırmak için. Onunla birlikteyken, onu düşünürken tüm dünyayı, tüm kaygıları unutabilmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tektaraflı sevdaların seveni acılara boğabileceğini ta başından biliyordu ve o acıları ak kağıtlara dökerek, şiirleştirip, öyküleştirerek yenebileceğini düşünmüştü. Ama bunun olanaksız olduğunu kısa zamanda anlamıştı: Gerçek aşk kendini yazdırmıyor, kağıda dökülemiyordu. Ve o aşka tutsak, aşık olduğu kadın ona yasak olsa da, aşka ihanet etmemek için; insanı insan yapan o yüce duygudan yana olmak için; belki de sadece “onu seviyorum, o halde yaşıyorum!”, diyebilmek için, sonuna kadar direnecekti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-5200060122514625189?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/5200060122514625189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/seviyorum-seni-onur-akn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5200060122514625189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/5200060122514625189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/seviyorum-seni-onur-akn.html' title='seviyorum seni-onur akın'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-6440369990927727973</id><published>2010-06-28T14:20:00.001-07:00</published><updated>2010-06-28T14:20:48.312-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>sevmek günahsa eğer günahın benim olsun</title><content type='html'>Sevmek sucmu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben tek seni sevdim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni sevdigim icin asagilandim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ama sevmekten hic vazgecmedim-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni senden ayirmak istediler, direndim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karsi geldim, dayak yedim, odama kapandim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ama seni sevmekten hic vazgecmedim-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle cok mutluydum, isigimdin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek sevinc kaynagim, yasama sebebim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu beni ayakta tuttu, eger o varsa bende varim dedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa bende yokum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamin her „ayril ondan“ deyisinde kalbime hancerler saplandi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimden yaslar geldi, agladim, agladigim icinde Tokat yedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ama seni sevmekten hic vazgecmedim-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine odama kapandim sarkimizi dinledim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanimda oldugunu hissettim ve yine mutluydum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra annem girince bana bu iliskinin nekadar yanlis oldugunu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatirdi saatlerce, ben duymazdim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;„Anne niye anlamiyorsunuz? Ben onu seviyorum, baska biriylede asla evlenmem!ASLA!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi öldürürüm üstüme gelmeyin. Ayrilmamizi istemeyin. Anne biliyorsun ben kimseyi sevmedim. Ilk kez seviyorum ve bizimkisi cocuk oyuncagi degil, biz evlenmek istiyoruz ilerde!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her bana geldiginde böyle derdim ve Annemde anladi bizi ayiramicaklarini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babamla konustu ve oda gördü seni nekadar sevdigimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dualarim en sonunda kabul olmustu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ne olursa olsun seni sevmekten vazgecmedim-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlarin hepsini sen bilmiyordun degilmi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Affet canim ama söyleseydim belki vazgecerdin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki beraber olamicagimizi düsünüp beni birakirsin diye korktm cok korktum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sana yalan söyledim, dedimki babam beraber olmamizi kabul etti,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sirf sen üzülme umudunu yetirme diye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi sonumuzu kendimizmi getirdik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailelerin canina deydi, kina yaktilar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben aglarken herzaman annem gelip „sana demedimmi“ dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;„baska birini bulursun öyle yaptiysa gercekden seni biraktiysa adam degilmis ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demekki seni hakketmemis. Sana ne kismetler var daha“&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;„Hayir baskasi asla!“ „Ozaman otur agla!“ derdi bana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aglardim baska ne yapabilirdimki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yine seni sevmekten vazgecmedim-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kac kere teli elime alip mesaj yazdim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitincede sildim yollayamazdimki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevabindan korktum ve her yollayamadigim mesaj icin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koluma derin bir cizik attim, izleri hala görünüyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonra o korkunc ruya…ilk gördügümde aglayarak uyandim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saatlerce sabah yatagimda oturup agladim, sonra kalkip cileti alip&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolumu uzunca kestim, kanadi cok kanadi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama en cok kalbim kanadi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ruyayi 5 gün görünce bana yetti, kafayi yedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zehrayi cagirdim agladim oda biliyor hep agladim cünkü cok korkunc biseydi ya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence bunun bir anlami olmali dedim yazmak istedigimi söyledim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama korkuyordum cevabindan korkuyordum oda dediki ya siktir ol git der yada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kizmaz bile dedi sikti dersede cevabini almis olursun seni sevmedigini görürsün…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iste bende yazdim ve cevabininda siktir git olmadigi icin cok Sevindim =)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-6440369990927727973?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/6440369990927727973/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sevmek-gunahsa-eger-gunahn-benim-olsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/6440369990927727973'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/6440369990927727973'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sevmek-gunahsa-eger-gunahn-benim-olsun.html' title='sevmek günahsa eğer günahın benim olsun'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-7811196009344886730</id><published>2010-06-28T14:19:00.001-07:00</published><updated>2010-06-28T14:20:09.119-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>seninle olmak çok güzel bir dakikan ömre bedel</title><content type='html'>Her ?ey yolundadyr hayatynda.Çok mutlusundur.Sonra derken bir gün birini görürsün, neler oluyor bana dersin.Artyk onu hep görmeye ba?lamy?syndyr. Günler geçtike aklyndaki tek ?ey O, olur. Bir be?eni, bir ho?lanty dersin ilk zamanlar. Ama zamanla anla?ylyrmy? ya her ?ey geçen z&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;aman sana bunlaryn be?eni veya ho?lanty olmady?yny ö?retmi?tir artyk. Sevgide de?ildir bu içindeki.Çok iyi bilirsin ki; bir insany tanymadan sevemezsin. Ylk görü?te a?k my acaba? dersin..Sonra bu da olamaz diye söylenirsin kendi kendine.. Sonra araya kalbin,yüre?in girer. Artyk beynin manty?yn devreden çykmy?tyr.Onda seni çeken manevi bir ?eylerin oldu?unu hissetmeye ba?larsyn.Gözlerine o kadar bakabilmene ra?men rengini bile bilmezsin.Çünkü içindekiler ?ekilcilikten çok ötedir.Nasyl olur ben bu insanyn ismini bile bilmiyorum diye serzeni?te bulunursun kendine.Sonra hiç yapmady?yn aly?yk olmady?yn ?eyleri yapmaya ba?larsyn. Gecelerce mektuplar yazarsyn, içindekileri, ona anlatamadyklaryny, kasetlere anlatyp ona vermeye çaly?yrsyn.Ama nafiledir hiç bir seferinde beceremezsin. Kitaplar alyrsyn, sadece senin gözlerinle onu anlatan. Kitaplary elinle koymu? gibi bulursun her tarafta.Y?in gerçe?i artyk bütün kitaplar onu anlatyr olmu?tur senin için..En sonunda ona yakla?maya karar verirsin.Fakat ona yakla?tykça yandy?yny hissedersin.Sonra ondan uzakla?maya çaly?yrsyn ama ondan uzakla?mak için atty?yn her bir adym seni iki adym daha ona yakla?tyryr olmu?tur. Bir gece rüyanda görürsün onu, ve terlemi? bir ?ekilde uyandy?yn zaman anlarsyn ki o ate? içine dü?mü?tür artyk.Hep onu görmek istersin.En sevmedi?in a?k ?arkylary bile daha bir anlamly olmu?tur senin için.Sonra sadece onu görmek için, bütün gününü farkynda olmadan ona göre ayarlady?ynyn farkyna varyrsyn.Y?e onun saatlerinde gider, i?ten onun saatlerinde dönersin.Sonra ona yakla?mak için atlarsyn o ate?in içine ve yanyna usulca yakla?yp biraz heyecanly biraz korkak ”bakar mysynyz” dersin.O ise sana kibarca ve seni daha da kendine çeken o meleksi ses tonuyla i?e geç kalyyorum der.Sonra sen bir kere daha ” Lütfen” dersin. O ise ba?yny usulca iki yana do?ru sallar ufak bir tebessümle çeker gider. Sonra O” na neden bu kadar yakyn olmak istedi?ini çok daha iyi anlarsyn.Çünkü ona gerçekten bir ?eyler hissetti?inden tam anlamyyla eminsindir artyk…Üzerine gitmekten korkmaya ba?larsyn.Çünkü O”nu kazanmadan kaybetmek korkusu kaplamy?tyr bütün benli?ini.Ama bir taraftan da etrafynda onlarca onlarca insan sana yapman gerekenler hakkynda dersler vermeye ba?lamy?tyr.Sanki hisseden, onlar ya?ayan onlarmy? gibi kafalarynca bir ?eyler söyler herkes.Ayryca hepsi sonuna ?unu cümleyi eklemeyi unutmazlar.””Ya?anmy? olan bir ?ey yok,yani anlayaca?yn kaybedece?in bir ?ey yok.Kazanaca?yn bir ?eyde yok. Nasyl olsa bir gün bitecek ba?lasa bile”” Ama sen kendini çok iyi bilirsin kazanaca?ynda çok ?ey vardyr, kaybedece?inde.Kaybedece?in ?ey; Hayatyn boyunca hiç hissetmedi?in ve belki bir daha da hissedemeyece?in O tertemiz O bembeyaz duygularyny kaybetme korkusuyla ba? ba?a kalmandyr.Bundan büyük bir kayyp var mydyr? Kazanaca?yn ?ey ise; Senin gözüne bir melek olarak gözüken o insanla yan yana olabilme mutlulu?una ula?my? olacaksyn.Bir gün gitmeyece?ine inanarak, çykarsyz tertemiz ba?lanarak. bundan büyük kazanç var mydyr? Ve artyk kararyny vermi?sindir.Yçindekileri O”na bu ?artlarda sadece mektup ile anlatabilece?ine karar verirsin.Oysa ne çok istersin, hayatyn belki de bugüne kadar sana gönderdi?i en masum, en güzel baky?larynla onun gözlerinin içine bakarak içindekileri ona anlatabilmeyi. Birden bir ?eyin daha farkyna varyrsyn.Artyk gözlerin kimseyi görmez olmu?tur. O”nun yüzünden hiç bir kyz güzel de?ildir.Gözlerine kar?yndaki insan; Dünya güzeli, üzerine güzel olmayan biri gibi gözükmeye ba?lar.Belki öyle de?ildir ama önemli olan senin nasyl gördü?ün de?il midir?. Sonra geriye dönersin. Bir kaç zaman öncesine. O” nu görüp de dilinin tutuldu?unu hissetti?in ilk ana. O gün O” na yakla?abilmeye cesaret edebildi?in nadir günlerden biridir. Yine O” nu görmek için ayny vakitte gelirsin her zaman geçti?i yola. Her zaman ki saatte. Sonra görürsün O”nu görürsün o kadar kalabaly?yn içinde. Gözlerin sadece O” na kilitlenir. Tamam ?imdi dersin. Ama aksi giden bir ?eyler vardyr. Bir anda ya?mur ba?lar.O elindeki ye?il ?alyny ba?yna örtüp i?ine do?ru ko?maya ba?larken sen bütün hayranly?ynla O” nu izliyor ?ekilde gelirsin kendine.Ama yine komik olan bir ?ey vardyr.Kendine geldi?inde syrylsyklam olmu?sundur. (14-11-2005-Sabah 8.30 Pazartesi) Ama o bunlaryn hiç birinden haberdar de?ildir… Sonra yeter artyk dersin. O”na mektup vermek sanyrym en do?ru seçenek demeye ba?larsyn kendi kendine.Çünkü onunla konu?amaman cesaretsizli?in de?ildir aslynda.Sadece O”nun kar?ysynda konu?amazsyn.O” na açylamazsyn.Aslynda i?in bilinç altynda yatan neden O”nu rahatsyz edebilece?in dü?üncesini dü?ünmendir…Ve mektuba karar verirsin .Sonra ?öyle dersin; Bir insan bir ?eyi ne kadar kalpten ve temiz isterse ve istedi?i kadar da olaca?yna inanyrsa o ?ey olurmu?..( Belki de kendi kendini avutma yöntemidir) Ardyndan kyzyn seni anlayyp anlamayaca?yny dü?ünmeye ba?larsyn.Aklyn Ba?yna Geldi?i Anda Dudaklaryndan Çykan Kelimeler Aynen ?u Cümleyi Olu?turmu?tur… ””Bunlar benim duygularym, ve bu duygulary ben O”na, beni anlamasy için bir beklenti ady altynda açmyyorum”” Dünya da bunlary hissedemeyen o kadar çok insan var ki bana bu duygulary hissetmem için seni kar?yma çykaran dünyaya te?ekkür etmem lazym herhalde.Ayryca bana bunlary hissettirdi?in içinde her ne kadar seni tanymasam da sana çok te?ekkür ederim.. Artyk bu hikayenin de bir yerde noktalanma zamany gelmi?tir diye dü?ünmeye ba?larsyn sonra…. Ve her zaman ki gibi bu hikayenin de iki sonu vardyr; Ya kyzda delikanlyya kar?y ilgisiz de?ildir ve ondan do?ru adymy beklemektedir.. Ya da delikanlynyn hiç istemedi?i ikinci son kyz tarafynda uygun görülmü?tür.. Bu durumda o?lan tek tarafly da olsa içinde ya?atty?y bu güzel duygular içim kyza te?ekkür eder ve bir daha da kar?ysyna çykmaz ..Ama delikanly kyza ?u son cümle ile anlatmak istediklerini özetler.. SEN İSTANBUL GİBİSİN…. …&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-7811196009344886730?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/7811196009344886730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/seninle-olmak-cok-guzel-bir-dakikan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/7811196009344886730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/7811196009344886730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/seninle-olmak-cok-guzel-bir-dakikan.html' title='seninle olmak çok güzel bir dakikan ömre bedel'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-1117913757954526774</id><published>2010-06-28T14:18:00.000-07:00</published><updated>2010-06-28T14:18:04.145-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>sana aşık yalnız ben ben olayım sevgilim</title><content type='html'>Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı,kalemi elime alıp,seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden.Sana yazmak.”Sana seni Yazmak”&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları…Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri,tüm banliğimle sana yağmak istiyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece gene yağmur yağıyor.Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.Yağsın,yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime,işte seni yazıyorum!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece gene yağmur yağıyor.Senyoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece. Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. o,doya doya bakamadığım gözlerin,gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında,yetmez miydi? Bir bakışın bir ömüre değmez miydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime…Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.Hala sensizliğim duruyor yanı başımda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.Seni arıyorum,erimekteyim…Karanlık geceye inat ay gökyüzünde…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-1117913757954526774?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/1117913757954526774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sana-ask-yalnz-ben-ben-olaym-sevgilim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1117913757954526774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/1117913757954526774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sana-ask-yalnz-ben-ben-olaym-sevgilim.html' title='sana aşık yalnız ben ben olayım sevgilim'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5480710391934241488.post-170031660072409856</id><published>2010-06-28T14:17:00.000-07:00</published><updated>2010-06-28T14:17:00.680-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk Hikayeleri'/><title type='text'>sadece senin olmak istedim</title><content type='html'>bu hikaye yillar öncesine dayaniyor belki biraz uzun gele bilir ama sabirla okumanizi diliyorum sehrin birinde bir okul vardi baya büyüktü leon da bu okulda okuyordu yillari bu okulda gecti ilk okuldan s&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;onra orta geldi orta okul ikiye giderken okula yeni bir öyretmen geldi leonun spor ve sanat öyretmeniydi bir bayandi deniz mavisi gözleri vardi vede cok güzel bi gülüsü leon ona hemen isindi cok iyi analsmaya basladilar onu gördüyü zaman leon nun icinde kipirdamalar oluyordu gözleri oldundan daha fazla parliyor öyretmenininde bakislari sanki farkliydi ona karsi yada leon bunu böyle düsünüyordu odanin kapisinda onu beklerken onun merdivenden inisini seyrediyordu gözlerinin güzeliyini leon yavas yavas asik oluyordu bunun farkindaydi öyretmen gözüyle bakmiyordu artik ama bunuda belli etmemeye calisiyordu bazen kizip bagriyordu öyretmenine karsi eve gidincede pisman oluyordu yaptigindan mecburdu böyle yapmaya ve günlerrin ardinda bi yaz tatili daha gelmisti leon yazin gelmesini okularin kapanmasini istemiyordu sevdiyin yüzünü göremiyecekti okulda bile iki dakika fazla görmek icin evegideceyi yönü deyistiroyordu ve yaz tatili gelmisti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koskoca bir ay nasil dayancakti bir gün öyretmenini takip etti nerde oturdunu öyrendi ve her gün yaz tatilinde onun kapisina gidiyor belki görürüm umuduyla bekliyordu leonun asiliyle yillar gecti ama butürlü sevdiyini söyleyemedi biliyordu öyretmenide ona karsi bisiler duydugunu hisediyordu her yataga tatisinda onunla ikisinin oldugu hayaller kuruyordu bsabasa konustuklarini gezip eylendiklerini hayalden ibaret olmuyordu kurdugu yillar gecti ve son senesiydi okulda büyük bir meyzuniyet balosu hazirliyacaklardi eylenilecek ve bütün senin yorgunlu atilacakti biranda günler yakalstikca leonun icine bir sizi düstü sinifindan ayrilacagina cok sebdiyinden ayrilacagina üzülüyordu nasil dayanacagim diye düsündü sonra kimsenin olmadigi bir gün öyretmenini kenara cekti ve ona olan askini analti hic sesini cikarmadan dinledi öyretmeni leonun gözünde bir isik vardi evet diyecekti karsilik verecekti öyretmeni gözlerine bakti bir kac dakika gecti aradan fakat o bisi demeden gitti leon cok kirildi agladi gecelerce ertesi gün okula gitiyinde yine cekti öyretmenini bir kenara gözlerine bakti kadin elini leonun yüzne koydu algadinmi yoksa kücüyüm dedi yakismamis sis gözler sana dedi ve ona bana karsi duydugun ask deyil sadece beyeni dedi aralarindaki yasi söyledi olmaz kücüyüm sende bunun farkina varcaksin sadece cocukca sevgi oldugunun gözlerime bak kücügüm deyince leon un gözlerinden yaslar süzülmeye basladi kendini ne kadar tutsada aglamamak icin basaramadi utanma kücügüm utanma büyünce sende anliycaksindedi leon kosum gitti ufak bi göl vardi yakinalrda isiz agladi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;orda seni gercekten cook seviyorum diye bagirdi ve iki gün gelmedi okula öyretmeni merak etti aradi aradiginda tel avmiyordu yada evde yok dedirtiyordu balo günü geldi leon cok sik bir takim elbisede geldi cok yakisikliydi eylenceler basladi ama leonun gözü öyretmeninden baskasini görmüyordu cesaretini toplayip dansa kaldirdi hayellerindeki gibiydi masal prensesi kadar güzel ve gözkamastiriyordu öyretmeni dansi kabul etti ve basladilar dans etmeye sevdiyi aski elerindeydi leonun yüreyi titriyordu sanki kalbi simdi duracak gibiydi seni seviyorum sözcügü cikti azindan öyrtemeni yine susuyordu dans bitti baloda tüm öyrenciler baska yere yemege gidecekelrdi öyretmenlerden önce cikip salondan öyretmenlerle vedalasindi herkez agliyordu leon disinda diyerleri salondan cikti leon vardi tek sevdiyinin gözlerine bakyordu bi koseden arkadasi cagirdi kapiya dogru yöneldiyinde gözünü arkadan ceviremiyordu öyretmeni bisi fisildamisti elveda kücügüm demisti elveda o anda leonun gözünden yaslar süzüldü sesizce aglayarak cikti salondan o gün icti durmadan eve geldiyinde resimelre bakaark aglamaya devam etti kendine söz verdi unutacakti ama bunu nasil yapacagini oda bilmiyordu ardan uzun yillar gecti ama leon hala öyretmenini seviyordu onsuz bir an gecmiyordu hayatinda aradan gecen yillara ragmen sonra okula gitmeye kararveri birtek kez daha görmek istedi sevdiyinin unutamdigi askinin yüzünü elerinde bir buket cicekle vardi okuluna kapisini görü görmez eskiyi hatirladi yasadilari canlandi gözünde senif arkadaslari en önemliside sevdiyi önce okulu dolasti biraz cok deyismisti ama agacta kazili olan ismi duruyordu öyretmenler odasina gitti titreyerek kapiya vurdu ya yoksa ne yaparim diye düsündü aklina bile getirmek istemiyordu evlendiyse diye düsündü bir ara yok yok yapmaz öyle sey dedi kapiyi eski öyretmenlerinden biri acti leonun görünce cok sevini tam bir erkek olusun artik dedi yillar sana cok yaramis leon hemen öyretmenini sordu buda dedi haber verdiler leonun ici balo gecsindeki gibi carpiyordu sonda yine görecekti hasretini cektigi gözleri karsisida belirdi aniden leon diyerek yillar güzeliyinden hic birsey almamisti sadece kirisikliklar getirmis yüzüne ama bakislari ayniydi leon cicegi uzati bu sizin icin dedi ve askla gözlerine bakti amzi bir kez daha canlandi gözünde yaslar doldu gözüne aglamaya basladi balo gecesi bana elveda kücüm demistin bak artik büyüdüm sana duydugum hayranlik oldugunu demistin gencsin ne güzel kizlar göreceksin demistin ama benim gözüm senden baskasini görmedi dedi yutkunarak boguk bi sesle öyretmeni aglamaya basladi sen benim hala kücgümsün dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sohbet editen sonra yine ayrilik vakti geldi leon merdivenlere yönelip giderken tekrar döndü iste bura gözlerinin hayranligini seyrederdimdedi öyretmenden yaslar süzüldü icinden tekrar terkarr kücügüm benim dedi leon merdivenden inerken bi ses duydu dönüp baktiginda öyretmeni yerde yatiyordu hemn yanina kostu nefes almakta güclük cekiyorsun ve agzinda bisi mirildaniyordu senden baskasini sevmedim kücügüm demisti kücügüm haricinde söylediklerini anlamadi son nefesini leonun kolarinda verdi öyrtemenlerin cabisi kurtarmaya yetmemeisti leon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cok agladi sonkez cenazesine gidecekti nasil dayanacakti askini topraga vermeye cenaze gömüldü leon dayanamayip bir odaya kosto sevdiyin calisma odasina ilk defa görmüstü cantasi vardi onun resmi birini aldi resimlerden sonra gözüne uzaktan bir erkek resmi carpti cok kiskandi yanina gitiginde leonun resmiydi nezaman cekilmis anlamdi balo gecesine aitti kösede süran cantasini gördü okul cantasiydi öyretmenin icini acti bir sürü devter cikti hepsinin üzerinde leon yaziyordu bunlar leona ait olan defterlerdi bukadar sene saklamis olmazdi sonarda bir günlük acip okumaya basladi leonun resmi vardi heryerde ve hepsinde kücügüm yaziyordu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sayfalar ca onaa olan sevgisini analtmisti leon birkez daha kahroldu ama hisediklerinin gercek oldugunun farkina vardi okudu bütün sayfalari tek tek sonsayfada senden baskasini sevmedim kügümüm yaziyodu leon aglayarak tüm resimleri herseyi alip o cantadaki gitti ve simdi yasiyor hic evlenmedi yasli bi dede oldu hala sevdiyinin kabrine gidip gülleri koyuyor ve günlüyünü okuyup agliyor basinda ona olan askini analtiyor eyer birlikte olsalardi yasayacaklari güzel günleri kurdu hayalleri analtiyor&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5480710391934241488-170031660072409856?l=www.hepsihikaye.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.hepsihikaye.com/feeds/170031660072409856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sadece-senin-olmak-istedim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/170031660072409856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5480710391934241488/posts/default/170031660072409856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.hepsihikaye.com/2010/06/sadece-senin-olmak-istedim.html' title='sadece senin olmak istedim'/><author><name>ex</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='02394902588028289895'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>